Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2018/4022 E. 2019/5827 K. 04.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4022
KARAR NO : 2019/5827
KARAR TARİHİ : 04.11.2019

Mahkeme : BİNGÖL 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi – Numarası : 13.04.2017 – 2017/36 esas ve 2017/66 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün incelenmesinde;
1)Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223 maddesinin 8 fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu Kamu Hastaneleri Birliği Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil E.A. Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporunda sanığın 04.05.2016 tarihinden 02.11.2016 tarihine kadar istirahatlı olduğunun düzenlendiği ve sanığın da Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde düzenlenen 11.07.2016 tarihli bireysel görüşme programına katılmadığının anlaşılması karşısında; sanığın ihlal tarihinde istirahatlı olup olmadığı haklı ve geçerli mazeretinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden söz konusu raporun aslı veya onaylı suretinin dosya içerisine alınarak sonucuna göre değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3)Sanık …’ın 28.03.2017 tarihli ifadesinde özetle; 26 Ocak günü denetimli serbestlik müdürlüğüne gittiğinde programın 16 Ocakta olduğunu öğrendiğini, günleri karıştırdığını beyan etmesi karşısında; sanığa 16 Ocak 2017 tarihinde programa katılması gerektiğine ilişkin çizelgenin tebliğine ilişkin tebliğ – tebellüğ evrakının aslı veya onaylı suretinin dosya içerisine alınarak değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Hükmedilen gün para cezasının, adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi yerine TCK’nın 52/1. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5)Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2009/142 sırasında kayıtlı emanetler ve Adli Tıp Kurumu Malatya Grup Başkanlığı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numuneler konusunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.