Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2018/5868 E. 2019/496 K. 22.01.2019 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 10:40


YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5868
KARAR NO : 2019/496
KARAR TARİHİ : 22.01.2019

Mahkeme : Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-Sanık hakkında suç tarihinde ve öncesinde hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan verilmiş tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına ilişkin bir karar bulunup bulunmadığının hukuki denetime olanak verecek şekilde Cumhuriyet Başsavcılığı ve denetimli serbestlik şube müdürlüğünden tüm tedavi ve denetim dosyaları sorulup; evrakın dosya arasına konularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde bu konuda araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı uygulanıp karşılaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanun'un tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
3-28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde, hakkında kamu davası açılır" hükmü gereğince 05/02/2013 - 07/02/2013 tarihleri arasında rehberlik görüşmesine katılmaması nedeniyle İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü'nün 12.02.2013 tarihinde tebliğ edilen uyarı yazısından sonra tekrar 04.10.2013 tarihli rehberlik görüşmelerine katılmayan sanığa tekrar yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtarat gönderilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın rehberlik görüşmesine gelmemesinin, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.02.2016 tarih ve 2014/71 esas, 2016/42 karar sayılı ilamı da gözetildiğinde; bozmadan önce İstanbul Anadolu 20. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19/03/2014 tarihli 2014/110 E. 2014/261 K. Sayılı ilamıyla hükmedilen 10 ay hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelendiği ve bu kararın da sanık tarafından temyiz edildiği, bozma sonrası verilen mahkûmiyet hükmünde ise hapis cezasının ertelenmeyerek CMUK'nun 326/son maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,
5-Hükümden önce 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 22.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.