Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2019/2357 E. 2020/2521 K. 04.06.2020 T.

Yayınlanma Tarihi: 07.01.2024 01:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2357
KARAR NO : 2020/2521
KARAR TARİHİ : 04.06.2020


Mahkeme : ALAŞEHİR Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 1)Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
2) Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanılmasının geri bırakılması kararı
2) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet suçundan; İade Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; Düzeltilerek onama

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanılmasının geri bırakılması kararlarına yönelik kanun yolu taleplerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince itiraz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
2-Sanık ... hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların, aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-)Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin "17.01.2014" yerine "16.01.2014" olarak yazılması,
2-)Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-)Uyuşturucu maddenin müsaderesine karar verilmesi sırasında ilgili kanun maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
4-)Ankara Jandarma Genel Komutanlığı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-)Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin "17.01.2014" olarak yazılması,
2-)TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
3-)Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin bölümünde yer alan "müsaderesine" ibaresinden önce gelmek üzere "TCK'nın 54/4. maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi,
4-) Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmında " ... suç eşyasının” ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Ankara Jandarma Genel Komutanlığı tarafından suç konusu maddelerden alınan tanık numunelerin " şeklinde ibarenin eklenmesi,
Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde,
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanığın 15.06.2018 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında, sanığın ölüp ölmediğinin mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
04.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.