Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2019/4353 E. 2020/304 K. 09.01.2020 T.
Yayınlanma Tarihi: 06.01.2024 20:21
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4353
KARAR NO : 2020/304
KARAR TARİHİ : 09.01.2020
Mahkeme : ADANA 4. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sevk edildiği sağlık kurumunun 29/09/2014 tarihli yazısı ve ekinde yer alan idrar analizi raporlarının içeriğinden, sanığın, 22/08/2014, 08/09/2014 ve 23/09/2014 tarihinde alınan idrar örneklerinde uyuşturucu maddeye rastlandığı anlaşılmakla; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191/4-c maddesinde yer alan, "kişinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde ısrar koşulu aranmadan, hakkında kamu davası açılacağına" ilişkin düzenleme dikkate alındığında, tebliğnamedeki yer alan "somut olayda ısrar koşulunun oluşmadığına" ilişkin bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
1)Sanık hakkında, bu eylemi nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı, dolayısı ile hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kurumunun uygulanma koşulları bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın bu suçu başka bir davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra, işlemiş ise 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi; aksi halde 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi,
2)Hükümden sonra, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 09/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.