Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2019/4725 E. 2020/697 K. 21.01.2020 T.

Yayınlanma Tarihi: 06.01.2024 19:59


YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4725
KARAR NO : 2020/697
KARAR TARİHİ : 21.01.2020


Mahkeme : KEMALPAŞA 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-) Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-) Nüfus kaydına göre 30.09.1996 doğumlu olduğu anlaşılan sanığın, sorgusunun yapıldığı 16.02.2015 tarihli oturumda 18 yaşını doldurmuş olmasına karşın, oturumun açık yapılması gerekirken kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 182/1. maddesine muhalefet edilmesi,
3-) Sanık hakkında TCK'nın 191/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen “8 ay” hapis cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hapis cezasının "6 ay 20 gün" yerine "4 ay 20 gün" ve buna bağlı olarak sonuç adli para cezasının "4.000 TL" yerine "2.800 TL" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 21.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.