Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/14471 E. 2006/2992 K. 07.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14471
KARAR NO : 2006/2992
KARAR TARİHİ : 07.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B şerhinin iptali ve sataşmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … 24.01.2005 tarihli dilekçesiyle, … (Köyü) Beldesi, 6600 m2 yüzölçümündeki 599 sayılı parselden ifraz yoluyla gelen, 2100 m2 yüzölçümündeki 844 sayılı parselin tapuda adına kayıtlı olduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu halde, yasaya aykırı olarak beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptalini ve Hazinenin hak iddiasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin beyanlar hanesinde bulunan, taşınmazın 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır şeklindeki şerhin iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ve sataşmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 01.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli 844 sayılı parselin geldiği 599 sayılı parsel, Şubat 1947 tarih 29 sıra numaralı tapu kaydı ile gerçek kişiler adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açtığı dava sonunda, çekişmeli 844 sayılı müfrez parselin geldiği 599 sayılı parselin kesinleşen orman tahditi dışında kaldığı saptanarak, tarla niteliğiyle gerçek kişi adına tesciline ilişkin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 21.06.1962 gün ve 1954/3768-118 sayılı kararının kesinleştiği, kesinleşen bu kararın Orman Yönetimini bağlayacak kesin hüküm olduğu, Hazine yönünden ise güçlü delil oluşturacağı göz önünde bulundurularak, tapu kaydının beyanlar hanesindeki “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin yukarıda sözü edilen mevcut kesin hüküm nedeniyle, taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir şerh olmadığı gözetilmeden, davacı yararına nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının üçüncü bendinin kaldırılarak; bunun yerine üçüncü bend olarak “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 350.00.- YTL. Avukatlık ücretinin davalı yönetimden alınarak davacıya verilmesine, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 07/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.