Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/14719 E. 2006/2009 K. 21.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14719
KARAR NO : 2006/2009
KARAR TARİHİ : 21.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi 234 ada 42 parsel sayılı 2373.43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile ve kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği nedeniyle Kadife … ve arkadaşları adına, 234 ada 63 parsel sayılı 2713.19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına, 234 ada 39 parsel sayılı 34.964,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Akdeniz ve arkadaşları adına, 236 ada 48 parsel sayılı 4126.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ağaçlık niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Rüştü ve … … adına, 236 ada 46 parsel sayılı 3691.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, samanlık ve fındık bahçesi niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Kasap ve arkadaşları adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 234 ada 63 ve 236 ada 48 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu; … Akdeniz,234 ada 39 sayılı parselin yüzölçümünün eksik ölçüldüğü, eksik kısımların 234 ada 42 ve 63 parseller içinde kaldığı, 236 ada 48 sayılı parselin kendisi ve çocuklarına ait olduğu; … Kasap ve arkadaşları, kendilerine ait 236 ada 46 sayılı parselin yüzölçümünün 2 dönüm eksik olduğu, eksik kısımların 236 ada 48 sayılı parsel içinde kaldığı iddiasıyla dava açmışlar, yargılama sırasında davalar birleştirilmiş, mahkemece davaların kısmen kabulüne, 234 ada 63 sayılı parselin tamamı ile 236 ada 48 sayılı parselin (A) ile gösterilen 3276.85 m2 yüzölçümündeki bölümünün tesbitinin iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline, 236 ada 48 sayılı parselin (B) ile gösterilen 616.95 m2’lik bölümünün … Kasap ve arkadaşları adına tesbit edilen 236 ada 46 sayılı parsele eklenmesine, 48 sayılı parselin (c) ile gösterilen 232.43 m2’lik bölümünün … Akdeniz ve arkadaşları adına tesbit edilen 236 ada 45 parsele eklenmesine, 234 ada 42 sayılı parselin (A) ile gösterilen 276.59 m2 bölümünün … Akdeniz ve arkadaşları adına tesbit edilen 234 ada 39 sayılı parsele eklenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından 236 ada 48 sayılı parselin (B) ve (C) ile gösterilen bölümleri yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu parseller de içinde olmak üzere Dairede temyiz incelemesi yapılan … Mahallesi 232, 234, 236 ve 238 adada bulunan birçok parselin Orman Yönetimi tarafından aynı nedenle davaya konu edildiği, mahkemece bu taşınmazların her biri için ayrı keşifler yapıldığı, orman bilirkişi tarafından taşınmazların durumu memleket haritasında incelenmekle birlikte orijinal renkli (elle boyanmıştır) olmadığı ve kenarındaki lejant işaretleri taşımadığı gibi memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların konumlarının gösterilmediği, bu haliyle bilirkişi rapor ve haritasının denetlenemediği anlaşılmaktadır.
Yörede bulunan ve birbirine komşu olan adalardaki bir çok parselin mahkemede aynı nedenle dava konusu edildiğinden parsel bazında inceleme yapılarak sonuca ulaşma olanağı bulunmamaktadır. Her parsel dosyasında ilgili kayıt ve belgeler ile komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve kayıtları getirtilip, dava dosyası keşfe hazır hale getirildikten sonra aynı yörede bulunan adalarda Orman Yönetiminin açtığı davalara konu olan taşınmazların ada ve parsel numaraları belirlenmeli, dava ve usul ekonomisi bakımından bu dava dosyalarından birisi … dosya seçilerek o dava dosyası üzerinde evvelce görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek üç kişilik orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı huzuruyla yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı çekişmeli taşınmaz ile bu adadaki ve … adalardaki araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanıp, çekişmeli bu parsellerin tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı, memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek işaret ettirilmeli ve memleket haritası ölçeği büyütülerek aynen bu bölgede bulunan dava konusu parsellerin birleştirilmiş kadastro paftalarına yansıtılıp, memleket haritasında orman olarak gösterilen ve gösterilmeyen yerler kadastro paftası üzerine, yine en az ada ya da birkaç ada bazında kadastro pafta ölçeği memleket haritası ölçeğine eşitlenerek o adadaki tüm parseller memleket haritası üzerine ablike edilerek keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye elverişli birleşik haritalı rapor alınmalıdır.
Ayrıca, 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi hükmüne göre: Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollariyle elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü … ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi
orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]. Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Açıklanan konular gözönünde bulundurularak taşınmazın çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, çekişmeli parselin etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen enaz bir ada veya birkaç ada bazında dava konusu edilen parselleri bir arada gösterir orijinal renkli memleket haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek biribiri üzerine aplike edilmiş şekliyle ortak imzalı rapor ve kroki alınıp bundan sonra bu rapor ve haritaların onaylı bir örneği aynı yörede bulunan tüm parsel dava dosyaları içine konmalı, böylece taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması halinde 48 sayılı parselin (B) ve (C) bölümlerinin bu parselden ayrılarak ayrı parsel numarası ile davacılar adına tescile karar verilmesi gerekirken infazı mümkün olmayacak şekilde tesbitleri kesinleşen 46 ve 45 sayılı parsellere eklenmesine şeklinde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün dava konusu 236 ada 48 sayılı parselin (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerine ilişkin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.