Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/15082 E. 2006/147 K. 03.01.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/15082
KARAR NO : 2006/147
KARAR TARİHİ : 03.01.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
24.08.1994 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada …, … Köyü, … mevkiindeki tapuda Cilt: 224, Sahife: 45, Sıra: 15’te kayıtlı bulunan kendisine ait tarladaki ağaçların Orman İşletmesince damgalanarak … hazırlığı yapıldığı, taşınmazın devlet ormanı ile ilgisi bulunmadığını ileri sürerek Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesini istemiştir.
… ise, yine Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, gerçek kişinin dayandığı tapu kaydının Yönetimin taraf olmadığı tescil davası sonucu oluştuğu; bu yerin bir kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığından bahisle bu tapunun iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili, ayrıca davalı gerçek kişinin elatmasının önlenmesi isteminde bulunmuş, dava dosyaları birleştirilmiştir.
Yargılamanın devamı sırasında yörede genel arazi kadastrosuna başlanmış, çekişmeli yer 126 ada 3 sayılı parsel altında 15227.49 m2 tarla niteliği ile tespit görmüştür.
Mahkemece, gerçek kişinin davasının H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, Orman Yönetiminini davasının kısmen kabulüne, tapu iptali ve tescile ilişen davanın 126 ada 3 parselin kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalması nedeniyle reddine; ancak, … tarafından hak iddia edilen ağaçların kesinleşen orman tahdit sınırları içindeki (B) ile işaretli 3272.51 m2’lik kısımda kaldığı anlaşıldığından, elatmanın önlenmesi isteminin kabulü ile bu yere …’nün elatmasının önlenmesine karar vermiştir. Karar … tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2001 tarih, 2001/8390-8993 sayılı ilamında (B) ile işaretli … dışında davalı …’nün elattığı herhangi bir yer bulunmadığı anlaşıldığından, bu yere yönelik hüküm onanmıştır. 126 ada 3 parsele gelince; tespit tarihinden sonra ancak askı ilan tarihinden önce bu yerle ilgili olarak genel mahkemede dava açılmış olması nedeniyle tutanağın kesinleşmemiş olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 5, 26/C, 27, 28 ve 30/2. maddeleri gereğince Kadastro Mahkemesince taraf delilleri ile resen gerekli görülen delillerin toplanması, kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması ve gerçek hak sahibinin belirlenerek … hanesinin doldurulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesi 126 ada 3 parselin (A) ile işaretli 5793.52 m2’sinin …, (B) ile işaretli 9433.97 m2’sinin ise, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar …, karar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 10.03.1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında çekişmeli parsele sınır olan hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Kişilerin dayandığı tapu kaydının çekişmeli yere uymadığı mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğini taşıması olasılığı vardır. Taşınmazın orman içi açıklığı olup olmadığı da düşünülmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı …’nün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 03/01/2006 günü oybirliği ile karar verildi.