Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/15124 E. 2006/2573 K. 28.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/15124
KARAR NO : 2006/2573
KARAR TARİHİ : 28.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … Köyü 457 parselin tamamını orman sayılan yerlerden olduğunu ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla davalılar adlarına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile (A) ile işaretli 3920 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 08/10/1982 tarihinde 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. 27/02/1989 tarihinde de 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon çalışması ilan edilip kesinleşmiş bu güne kadar 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözönünde bulundurularak orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel Arazi kadastrosu işlemi 23/011/1956 yılında kesinleşmiştir.
Kadastro sırasında … Köyü 457 parsel sayılı 6000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle … … ve arkadaşları adlarına tesbit ve tescil edilmiş daha sonra, tapu kaydı üzerine 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı konusunda şerh konulmuştur. Taşınmaz 1982 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılmışsa da, Orman Yönetiminin itirazı üzerine … 2. Bölge İdare Mahkemesinin 1988/391 ve ardından Danıştay 8.Dairesinin 1989/164 E.- 1990/628 K.sayılı kararıyla bu işlem iptal edilerek yeniden orman statüsüne alındığı ve bu durumun da tapu kaydına şerh edildiği, daha sonra 1989 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasanın uygulamasında orman niteliğinin kaybedildiğinden söz edilerek, (A) işaretli 3920 m2 bölümünün PXXII nolu 2/B madde sahasında bırakıldığı, (B) işaretli 2080 m2 yüzölçümündeki bölümün ise, 1942 yılı 1047-1048 nolu orman sınır hattının dışında kaldığı, taşınmazın eğiminin % 5-10, üstünün çalılık, dikenliklerle kaplı ve halen … İçme Suyu Koruma Havzası içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Raporları hükme esas alınan Orman Yüksek Mühendisi … ile Harita Yüksek Mühendisi …’ın 07/06/2004 tarihli raporlarında (A) bölümünün 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda “Domuzyatak Devlet Ormanı” sınırları içinde kaldığı açıklanmışsa da, sadece aplikasyon haritası uygulanmış 1942 yılında yapılan orman kadastrosuna ait tutanaklar ve harita zeminde uygulanmamış ve kadastro paftası ile ayrı ayrı irtibatlandırılıp düzenlenecek krokide gösterilmemiş, orman kadastrosunun 1942 yılında yapıldığı daha sonra 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile bütün ormanlar devletleştirildiğinden taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu sınırı dışında kalan bölümünün niteliği araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir.
O halde; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1982 ve 1989 yıllarında ilan edilen aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulamasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş, orman sınır noktalarının açıkca okunabileceği onaylı harita ve tutanaklar ile 457 parsel ve çevresini gösteren kadastro pafta örneği ve Danıştay kararının eki olan kroki ve yine … Köyüne ait en eski tarihli memleket haritası, amanejman planı ve … fotoğraflarının orjinal renkli onaylı örnekleri ilgili yerlerden getirtilmeli bundan sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile harita mühendisi ya da kadastro … elemanından oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte, 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak 1943 yılında kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile zemine uygulanıp, zeminde bulunacak noktadan hareketle tutanakta yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman sınır noktalarının tamamı birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları ve çalışma tutanakları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek, orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmelidir.
1942 yılı tahdidi bu şekilde zemine uygulandıktan sonra bu defa aynı yöntemle 1982 ve 1989 yıllarında ilan edilen 1744 ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon, 2 ve 2/B madde uygulamasına ilişkin harita ve tutanaklar zemine uygulanmalı, haritalar arasında farklılık varsa nereden kaynaklandığı belirlenmeli, bilirkişilere her üç harita ve kadastro paftası ile Danıştay kararının eki olan haritanın uygulanmasıyla, taşınmazın bunlara göre konumunu gösteren irtibatlı kroki düzenlettirilmelidir.
Ancak, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Keşifte görev alan orman bilirkişi tarafından, taşınmazın 1942 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa parselin tamamı Hazine tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, orman ve 2/B madde sahası olduğu iddiası ile dava konusu edilmesi nedeniyle mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı , öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içiren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olup olmadığı, ya da orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlendikten sonra ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden gerçek kişilere iadesine 28/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.