Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/15308 E. 2006/1298 K. 09.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/15308
KARAR NO : 2006/1298
KARAR TARİHİ : 09.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar … … ve … Doğruoğlu 06.08.2004 tarihli dilekçeleriyle, … İlçesi … Köyü Kabalık mevkiinde bulunan Hazine adına kayıtlı 3288 sayılı parselin sınırlarını tarif ettikleri bölümünün, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu kaydının iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 3288 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5289.87 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline ve adanın en son parsel numarasıyla el birliği mülkiyeti olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline çekişmeli parselin diğer bölümünün Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda orman niteliğiyle tapulama harici bırakılıp idari yoldan Hazine adına tapuya kayıt edilen 3288 sayılı parselin kısmen tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1995 yılında yapılıp, 19.01.1996 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
… Köyünde genel arazi kadastrosu 1973 yılında yapılıp, kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz bu işlemde paftasında orman olduğu yazılarak tapulama dışı bırakılmış, 3288 parsel sayısı ile idari yoldan 30.01.2003 günü tapuya kayıt edilmiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, % 30 eğimli 15-20 yaşlarında kapama zeytinlik olduğu, davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu bildirilmekle birlikte, taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi çizilmeden, orman sınırının çok uzağında olduğu anlatılmış, zeytinlerin 15-20 yaşlarında olduğu bildirildiği halde, aşılı olup olmadıkları, aşılı ise kök yaşının mı aşı yaşının mı 20 olduğu araştırılmamış, eski tarihli haritalar uygulanmamış, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar hangi nitelikte olduğu üzerinde durulmamışsa da; çekişmeli taşınmazın 1973 yılındaki arazi kadastrosunda paftasına orman olarak yazılıp tapulama dışı bırakıldığı, yerel bilirkişi ve tanıklarında öncesinin taşlık ve çalılık olduğunu bildirdikleri, Muhafaza makilerinin 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesinin istisnasını teşkil ettiği, aynı maddenin son fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak kabulü gerekeceği, yine 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi gereğince … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makiliklerin orman sayılan yerlerden olduğu, bilimsel olarak, eğimin % 12’yi aştığı yerlerin … muhafaza
karakteri taşıyacağı, bu nedenle taşınmazın orman niteliği nedeniyle tapulama dışı bırakıldığı, bir an için 1995 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu yapılana kadar orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü zorunludur. Üzerindeki orman bitki örtüsünün yok edilmiş olması durumu değiştirmez. Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararında da bu yöndedir. Taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiği tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dahi dolmadığı, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalan orman olması nedeniyle de orman sınırı içine alınabileceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09.02.2006 günü oybirliği ile karar verildi.