Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/15573 E. 2006/3433 K. 16.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/15573
KARAR NO : 2006/3433
KARAR TARİHİ : 16.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … 17.02.2003 tarihli dilekçesiyle, … Köyü (Mahallesi) 8348 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde iken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla tapu kaydının iptalini ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptal tescile ilişkindir.
… Köyünde yer alan ve arsa niteliğinde 593 m2 yüzölçümünde bulunan dava konusu 8348 ada 7 parsel sayılı taşınmaz davalı … adına tapuda kayıtlı olup, 199 numaralı kadastro parselinden imar uygulaması sonucu oluşmuştur. 199 numaralı parsel ise, 312.650 m2 yüzölçümünde taşlık çalılık ve tarla niteliğinde ve … 1958 tarih ve 48 sıra numaralı tapu kaydına göre … … vakfı adına 13.11.1963 tarihinde tespit edilmiştir.
Keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğunu, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye tefrik edildiğini, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve Devlet Ormanları ile çevrili olduğundan orman sınırları dışına çıkartılma işleminin iptaline karar verildiği, daha sonra 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirtmiştir. 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında “makilik olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceği” kabul edildiğine, davalının bu nitelikte bir tapu kaydının olmadığına, 1952 yılında makiye ayrılmışsa da, 1976 yılından sonra dahi orman niteliğinde olduğu belirlenen yer hakkında, nitelik kaybı nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla 1976 yılında orman rejimi dışına çıkarma işleminin İdare Mahkemesince 15.01.1987 gün ve 1988/711-17 sayılı kararla makiye ayırma işlemine değer verilmeden iptal edildiği, gerek 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan 25 Haziran 1970 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra ve 23 seri nolu (Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliği)nin 38/2 (orman sayılan maki sahalarının ve Devlet ormanlarının orman sayılmayan maki delicelik sakızlık ve harnupluk sahası olarak tefrik edildiğinin tespitinde, bu sahalar ilgili komisyonlarca veya Maliye Bakanlığınca henüz tevzi’e tabi tutulmamış ise, orman tahdit sınırları içerisine alınır ve değişiklikten başmüdürlüğe bilgi verilir. Bu taktirde tespit, görevli elemanlarca … sınırlara göre yapılır. Tevzi’e tabi tutulmuş sahalar ise “Temliklerin veya tapunun idari yoldan iptaline karar verildikten sonra Devlet Ormanı tahdit sınırları içerisine alınmasına” kaydı verilerek tahdit dışında bırakılır.) hükmü gerekse, aynı hükmü taşıyan 20 Mayıs 1984 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren (Orman Kadastro Yönetmeliği)nin 51/2. maddesi hükmüne göre makiye ayrılan yerlerin orman sınırı içine alınması olanağı bulunduğuna, Hakem tarafından taşınmazın tapuya tescili veya terkini anlamına gelecek biçimde tahditin iptaline karar verilemeyeceği gibi, sahipli ormanların devlet ormanı sayılamayacağı ve devlet ormanı olarak tahditinin yasaya aykırı olduğu esasına dayanıp, 4785 Sayılı Yasa gereği, sahipli özel ormanların da devletleştirildiğinden davalı tarafın tutunduğu 9.4.1973 tarih 40-48 sayılı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi başkanının Hakem sıfatıyla verdiği karar somut olaya uygulanamayacağına, bu nedenlerle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.