YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10025
KARAR NO : 2006/13011
KARAR TARİHİ : 09.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, kesinleşen orman kadastro çalışmalarının bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, orman bilirkişi raporunda taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun işaretlenmediği, ayrıca çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazların kadastro tesbit tutanakları ve varsa dayanak kayıtlarının getirtilip uygulanmadığı belirtilerek, mahkemece öncelikle orman kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığının sorulması, yapılmışsa tahdit haritasının getirtilmesi, yeniden yapılacak keşifte taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, orman kadastro çalışması yapılmamış ise, taşınmazın orman olup olmadığının resmi belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazine ve Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu … Mahalle 322 ada 15 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, … İlköğretim Okulu Koruma ve Yaşatma Derneğinin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, çekişmeli taşınmazın bozmadan önce yapılan keşifte alınan … ve orman bilirkişi raporlarında güneyden mahalle yoluna cephe teşkil ettiği, raporun eki krokilerde (A) harfi ile gösterilen 459.83 m2’lik bölümünün 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman tahdidi dışında ve kültür arazisi niteliğinde olduğu, (A) bölümü dışında, geriye kalan (O) harfiyle gösterilen 3001.25 m2’lik bölümünün ise orman olduğu ve ormandan açma yapılmak suretiyle kazanılan yerlerden olduğu kabul edilerek, taşınmazın (O) harfiyle gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine, (A) harfiyle gösterilen bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından taşınmazın (A) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dairece bu bölüm hakkında taşınmazın öncesinin resmi belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi koşullarının davalı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yeniden yapılan keşif sonucunda uzman onman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak düzenlenen 03.04.2006 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın tamamının eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planında beyaz renkli ziraat rumuzu ile sembolize edilen alanda kaldığı, kültür arazisi niteliğinde orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Mahkemece; önceki kararın davacılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği, davalı tarafından temyiz edilmediğinden, (O) harfiyle gösterilen 3001,25 m2’lik bölüm yönünden Hazine ve Orman Yönetimi yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, taşınmazın eylemli olarak üç sınırının ormanla çevrili olup davalının tapu ve vergi kaydı da bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki; taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 459.83 m2’lik bölümü önceki kararda davalı adına tescil edildiğinden bu bölüm yönünden davacılar yararına usuli kazanılmış haktan sözedilemeyeceği gibi, bu bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu, … yönden mahalle yoluna bitişik olup, orman içi açıklığından ve orman bütünlüğünü bozduğundan da söz edilemeyeceğine ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da oluştuğu belirlendiğine göre, bu bölüm yönünden Hazine ve Orman Yönetiminin davalarının reddine ve tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’nın taşınmazın (A) bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 09/10/2006 günü oybirliği ile karar verildi.