Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/10102 E. 2006/12094 K. 26.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10102
KARAR NO : 2006/12094
KARAR TARİHİ : 26.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davacı gerçek kişinin davasının reddi, Hazinenin tescil talebinin kabulü yolunda kurulan 27.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.09.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Av…. geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2005 gün ve 2005/5046-6720 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazın, 1957 yılında yapılan genel kadastro sırasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle ORMAN niteliğiyle tespit dışı bırakılıp işlemin kesinleştiği, bu nedenle taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre; orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğunun belirlenmesi olgusu karşısında taşınmazın orman olmadığının, ancak yörede yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde; kabul edilecek ve tahdidin kesinleşme tarihi zilyetliğin başlangıcına esas olacağı, başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden, o tarihe kadar süren zilyetliğe değer verilemeyeceği (Yüksek H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 Sayılı kararının da bu yönde olduğu), çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1987 yılında yapılıp 01.07.1987 tarihinde ilan edilerek 01/01/1988 tarihinde kesinleştiği ve çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı, taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekeceği, somut olayda toplanan delil ve belgelere göre, taşınmazın orman sınırları dışında bırakılma işleminin yapılıp kesinleştiği 01.01.1988 tarihi ile temyize konu davanın açıldığı 23/05/2000 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresinin dolmadığı, bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Hazine, bozmadan sonra taşınmazın Medeni Yasanın 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiş ve mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin tescil talebinin kabulüne ve dava konusu olan ve … Köyünde bulunan … bilirkişi … …’un 28.09.2001 tarihli krokili raporunda belirttiği 1088,07 m2 yüzölçümündeki taşınnazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili ve davalı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine dayalı olarak açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 01.07.1987 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi 1957 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulduğuna ve taşınmazın 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesine göre her zaman orman sınırı içine alınabileceği gibi, Hazine tarafından Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğüne) 178 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 13/d maddesi gereğince orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilebileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/09/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.