Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/10110 E. 2006/12095 K. 26.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10110
KARAR NO : 2006/12095
KARAR TARİHİ : 26.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davacı gerçek kişinin davasının reddi, Hazinenin tescil isteminin kabulü yolunda kurulan 13.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.09.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … … vekili … … ile karşı taraftan Hazine vekili Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.04.2005 gün ve 2005/699-4638 sayılı bozma kararında özetle: “Dairece, temyiz aşamasında getirtilen orijinal kadastro paftasının üzerinde yapılan incelemede; tescile konu olan taşınmazın 1956 yılında yapılan tapulamada 52 ve 54 parsellerin Güneyinde, 50 parselin Doğusunda kaldığı ve o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre devlet ormanı olduğu paftasında belirlenmek suretiyle kadastro komisyonunca, 766 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre tesbit harici bırakıldığı ve işlemin kesinleştiği ve yine yörede ilk kez yapılan 12.08.1987 tarihinde 6 ay süreyle askı suretiyle ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda orman kadastro sınırları dışında bırakılıp işlemin kesinleştiği, bu durumda; çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile tesbit harici bırakılma işleminin kesinleştiği tarihten (1956) başlayarak, orman kadastrosunun yapıldığı ve kesinleştiği tarihe kadar (1987) orman olduğunun kabulü zorunlu bulunduğu, davacının bu tarihe kadar sürdürdüğü zilyetlik kendisi yararına herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı gibi; öncesi orman olan yerde sürdürülen zilyetliğe de değer verilemeyeceği (HGK’nun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararı), davacı yararına hukuki sonuç doğuracak zilyetliğin ancak, orman kadastrosunun kesinleştiği 1987 tarihinden sonra başlayacağı, tescil davasının 22.11.1999 tarihinde açılmış olmasına göre, davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde anılan zilyetlik süresinin dolduğu kabul edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulü yolunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Hazine, bozmadan sonra taşınmazın Medeni Yasanın 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiş ve mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin tescil talebinin kabulüne ve dava konusu … Köyü, … Mevkiinde bulunan ve 30.01.2003 günlü bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile gösterilen 5403.42 m2 yüzölçümündeki bölümün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili ve davalı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine dayalı olarak açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12.08.1987 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi 1956 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm
kurulduğuna ve taşınmazın 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesine göre her zaman orman sınırı içine alınabileceği gibi, Hazine tarafından Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğüne) 178 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 13/d maddesi gereğince orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilebileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/09/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.