YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1041
KARAR NO : 2006/1618
KARAR TARİHİ : 14.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 116, 143 ve 146 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek … hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı tarafından davalılar aleyhine açılmış olan tescil ve elatmanın önlenmesi davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 14.09.2004 tarihli … bilirkişi raporunda 143 parselin (B) işaretli (8516 m2) bölümünün davacı adına, (A) işaretli (263 m2) bölümünün 146 parsele ilavesi ve orman niteliği ile Hazine adına, 146 parsel içindeki 146 parselin (C) işaretli (5369 m2) bölümüne ilişkin davanın reddine, 116 parselin (1771 m2) davacı adına tesciline, 146 parselin (A) işaretli (2082 m2) bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 16.09.1994 tarihinde ilan edilip dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) Orman Yönetimi ve Hazinenin 101 ada 116 parselde davacı adına tescile karar verilen 1771 m2 taşınmaz yönünden temyiz itirazları konusunda;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden ve … arazisi olduğu, davacı adına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) 101 ada 143 parselde (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, (B) bölümünün eski tarihli resmi belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle 8516 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmişse de, (B) bölümüne komşu olan 101 ada 141 ve 142 parseller hakkında Kadastro Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılan 1995/5 ve 6 Esas nolu orman tahdidine itiraz davalarında taşınmazların orman sayılan yer oldukları belirlenerek davacıları … … ve … …’un Orman Yönetimine karşı açtıkları davalar reddedilmiş ve davalar kesinleşmiştir. Bu durumda, temyize konu çekişmeli 143 parselin (B) bölümü dört yönden orman alanlarıyla çevrili ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklığı niteliğindedir. 141 ve 142 parsellerde kadastro sonunda … ve … … adlarına tapu kaydı oluşmuş olması taşınmazların
orman olduğu gerçeğini değiştirmez. Sözü edilen taşınmazlar memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kaldığına ve orman alanlarındaki tapu kayıtlarının hukuki değerleri bulunmadığına göre, Hazinenin 141 ve 142 sayılı parseller hakkında her zaman devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası açma imkanı da vardır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü … ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya Orman İdaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Hal böyle olunca; 143 parselin (B) bölümü hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Ayrıca; kabule göre de, çekişmeli taşınmazların davalı olmaları nedeniyle tutanakların … ve miktar haneleri boş bırakılmak suretiyle düzenlendiği ve bu boşlukların da düzenli sicil oluşturmakla görevli Kadastro Hakimince doldurulması zorunlu olduğu halde, çekişmeli 146 parselin (A) ve (C) bölümleri hakkında sadece davanın reddi ile yetinilmesi, miktar, cins ve … hanelerinin boş bırakılması da isabetsizdir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; 101 ada 116 parsel yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; 101 ada 142 parsel yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.