YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10496
KARAR NO : 2006/13224
KARAR TARİHİ : 12.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı, davalı Hazine ve müdahil gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Belediyesi … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. … ve arkadaşları davacının talep ettiği taşınmazın güney bölümünde kendilerine ait yer olduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmasında Devlet Ormanı olarak tapulama harici bırakıldığı, 1982 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında bırakıldığı, orman sınırları dışında bırakılma tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, ayrıca taşınmazın halen taşlık ve kayalık niteliğinde olup, imar ve ihyasının dahi yapılmadığı, imar planında yeşil alan, yol ve cami yeri olarak ayrıldığı gerekçeleri ile davacı ve müdahil gerçek kişiler ile davalı Hazinenin tescil taleblerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı, davalı Hazine ve müdahil gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
1-Davacı ve müdahil gerçek kişilerin temyiz itirazları yönünden ;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında orman niteliği ile tapulama harici bırakıldığı, 1982 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldığı, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğu orman sınırları dışında bırakılma tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, ayrıca çekişmeli taşınmazın halen taşlık ve kayalık vasfında olup imar ve ihyanın da sözkonusu olmadığı anlaşıldığına göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince ;
Mahkemece davacı ve müdahil gerçek kişiler yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının ve imar ihyanın gerçekleşmediği halen taşlık ve kayalık olduğu davalı Hazine yönünden de çekişmeli taşınmazın imar planında yeşil alan, yol ve cami yeri olarak ayrıldığı gerekçeleri ile tescil taleplerinin reddine karar verilmiş isede dosyaya getirtilen imar planından taşınmazın bazı bölümlerinin cami, yeşil alan ve yol olarak bırakılan yerler dışında kaldığı anlaşıldığı gibi, öncesi Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerin imar uygulaması sonucu özel mülk olarak ayrılan yerlerin doğrudan belediyelere geçeceği konusunda yasalarımızda hiçbir hüküm bulunmamaktadır. O halde, imar planında yeşil alan ve yol olarak ayrılan bölümlerin dışında kalan yerler yönünden Hazinenin tescil talebinin kabulü ile bu bölümlerin Hazine adına tescilleri yolunda hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile yazlı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1-Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı ve müdahil gerçek kişilerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine,
2-2.bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/10/2006 günü oybirliği ile karar verildi.