YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10611
KARAR NO : 2006/10725
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan …, … ve … … …vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 123 ada 30 parsel sayılı 7.392,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 27.07.1968 tarih 169 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak fındık bahçesi niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların miras bırakanı … …adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan …, … ve … … …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda, çekişmeli taşınmazın 1966 baskı tarihli memleket haritasında ve 1973 tarihli … fotoğraflarında yapraklı ağaç sembollü yeşil renkli orman alanı içinde gözüktüğü, üzerinde 2-3 yaşlarında emekle yetiştirilmiş fındık ağaçları, kestane, … ve kayın ağaçlarının dip kütüklerinin bulunduğu, davalı yerin öncesinin ağaçlık olduğu, sonradan ormandan açıldığı, % 50-60 eğimli olduğu, humusun çok belirgin olduğu, fiziksel ve kimyasal olarak orman toprağı niteliğinde bulunduğu, orman bütünlüğü içinde olduğu, bu sebeplerle orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Ziraat bilirkişi … … tarafından düzenlenen 16.11.2005 havale tarihli raporda; çekişmeli taşınmazın hakim bitki örtüsünün çalılık olduğu ve kendiliğinden bitme çeşitli türde ağaçlar bulunduğu, taşınmazın üzerinde tarımsal faaliyet bulunmadığı ifade edilmiştir. Mahkeme gözleminde ise, çekişmeli taşınmaz üzerinde fındık ve orman ağaçlarının bulunmadığı, … ve lahana gibi … ürünlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla çekişmeli taşınmazın eylemli durumu hakkında orman bilirkişi kurul raporu, ziraat raporu ve mahkeme gözlemi bir biriyle çelişik olup mahkemece değinilen çelişki üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bundan ayrı, çekişmeli parselin kadastro paftası ile memleket haritasının ölçeklerinin eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların orijinal renkleri ve işaretleri içeren memleket haritasındaki konumları saptanmamıştır. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu temyize konu çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını
denetleme yükümlülüğü vardır. Diğer taraftan, çekişmeli taşınmaza ve dava dışı pek çok parsele revizyon gören 27.07.1968 tarih 169 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri yöntemince uygulanmamış, … bilirkişiden tapu kaydı uygulamasını izlemeye elverişli krokili rapor alınmamıştır.
O halde; mahkemece, tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri, tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları, revizyon parsellerini bir arada gösterir kadastro paftası ve bu paftaya göre revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu yapılmadığına göre yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte (tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerle birlikte) haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunmalı, … bilirkişiden tapu kaydı uygulamasını izlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerden davalı olanların keşfi birlikte yapılmalı, asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılardan …, … ve … … …vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 18/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.