Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/11173 E. 2006/14409 K. 07.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11173
KARAR NO : 2006/14409
KARAR TARİHİ : 07.11.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddi yolunda kurulan 06/03/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … ve ark. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07/11/2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ve ark. vekili Av. … ile karşı taraftan Orman Bakanlığı adına Hazine vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar … ve … ile … 20/09/2002 günlü dilekçesi ile Ocak 1955 tarih 12 numaralı tapu kaydının ifrazlarından olan sırasıyla Mayıs 1995 tarih 8 numaralı, Eylül 1992 tarih 4 numaralı tapu kaydı kapsamında bulunan taşınmazların, orman sayılmayan yerlerden oldukları halde, yörede 1999 yılında yapılarak 21/03/2002 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması sırasında 2/B madde alanında bırakıldıklarını ileri sürerek 2/B madde işleminin iptali ile tapu kaydı kapsamında bulunan taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğuna karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davacıların davalarının reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 3116 Sayılı Yasaya göre 1944 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 22/03/2002 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacıların dayanağı tapu kayıtlarının ilk geldisinin Ocak 1955 tarih 12 numarada 5618 Sayılı Yasaya göre tarla niteliği ile 34100 m2 yüzölçümünde … ve … adlarına kayıtlı iken, üç parçaya ifraz edilerek, satışlarla Eylül 1992 tarih 4 numarada 5060 m2 yüzölçümünde …, Mayıs 1995 tarih 8 numarada 11994 m2 yüzölçümünde … ve …, Şubat 2002 tarih 3 numarada ise 12017 m2 yüzölçümünde Edith Marlıes Kızıltaş adına tapuya kayıt edildikleri, 5618 Sayılı Yasaya göre oluşan kök kayda ilişkin ziraat teknisyeni tarafından düzenlenen 27/03/1952 tarihli keşif raporunda taşlık ve makilik sahadan açılarak içerisine 90 adet badem, 8 adet aşılı armut ağacı dikildiği, imar ihya edilerek tarla haline getirildiği belirtilmiştir.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve …’nın davaya konu ettiği (A1) ile gösterilen 22238.71 m2 ve (A2) ile gösterilen 6046.66 m2 ve … ile …’un davaya konu ettiği (B) ile gösterilen 14322.91 m2 yüzölçümündeki bölümlerin yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken, (A1) ve (B) ile gösterilen bölümlerin 2002 tarihinde ilan edilen 2/B uygulamasında, 2/B gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, (A2) ile gösterilen bölümün ise 2/B madde uygulamasına konu edilmeyerek 1944 tahdidinde olduğu gibi orman sınırları içinde bırakıldığı, taşınmazlar 1944 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde iken, 5618 Sayılı Yasaya göre 1955 yılında oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı gibi 5618 Sayılı Yasada da, ormanların dağıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, 1956 yılında 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkındaki Yasa uyarınca zeytincilik parselasyonuna tabi tutulduğu ileri sürülmüşse de, 6831 Sayılı Yasanın 1/l ve 3573 Sayılı Yasanın 2. ve devamı maddeleri gereğince yabani zeytinlik sahaları tesbit ve ilan edilmiş olsa dahi tahsis ve ıslah işlemleri tamamlanıp, 3573 Sayılı yasa uyarınca tapu kaydı oluşmadığı sürece orman tahdit sınırları içinde kalmaya devam edip tapu kaydı oluşmadığı sürece hukuken orman sayılacaklarına, kaldı ki, davacıların 3573 Sayılı Yasaya göre taşınmazın adlarına tahsisi ile ıslahını tamamlayıp, tapu kaydı oluştuğuna dair bir belge de ibraz etmedikleri gibi 1967 tarihli memleket haritasında da taşınmaz makilik ve çalılık olarak gözüktüğü, eğimin % 15 – 30 olup üzerinde münferit dağılımlı az sayıda aşılı ve aşısız zeytin ağaçları ile maki türü orman bitki örtüsü ve refakat florası ile kaplı olduğu, içinde yer yer büyük kaya kütlelerinin bulunduğu, belirlenen niteliğine göre taşınmazın halen dahi eylemli biçimde orman olduğu anlaşıldığına, (A1) ve (B) bölümlerinin 2/B madde uygulamasına tabi tutulma işleminin yerinde olmadığına, ancak bu konuda Orman Yönetimi tarafından açılmış bir dava bulunmadığına, 18/11/2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde yapılan değişiklik gereğince 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan fakat fiilen orman olduğu tesbit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel müdürlüğüne tahsis edilebileceği gibi 178 Sayılı Yasanın 13/d maddesi gereğince de Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilebileceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 650.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişilerden alınarak Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.