Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/11225 E. 2006/14631 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11225
KARAR NO : 2006/14631
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 1050 parsel sayılı 6484.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden davalı Hazine adına, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalı gerçek kişinin kullanımında olduğu şerh edilerek tesbit edilmiştir. Davacı … çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, A=358.47 m2 nin orman niteliği ile Hazine adına, B=6126.36 m2 nin ise davalı Hazine adına üzerindeki şerhler ile birlikte tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında orman kadastrosu, 1976 ve 1984 yıllarında aplikasyon, 2.md. ve 2/B madde, 1995 yılında da 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın tamamının yörede 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığı, 1995 yılında yapılan kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında ise bir bölümünün orman niteliğini yitirdiği belirtilerek orman sınırları dışına çıkarıldığı, bir bölümünün ise halen orman sınırları içinde kaldığı saptanmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen bölümünün orman niteliği ile geriye kalan bölümün ise üzerindeki şerhler ile birlikte tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulmuştur. Ne var ki; 1995 yılında yapılan arazi kadastro çalışması ile birlikte ilan edilen 3402 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bu dava nedeni ile kesinleşmediğinden, dava hem kadastro tesbitine itiraz, hem de 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. Mahkemece yapılan yargılamada, uzmanlığına başvurulan bilirkişiler çekişmeli taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediği, 2/B madde koşullarını taşıyıp taşımadığı hususunda inceleme yapmamışlar ve orman tahdidinin uygulanması ile ilgili düzenledikleri raporlar yetersiz ise de çekişmeli taşınmazın 4 tarafı tahdidi kesinleşen devlet ormanı ile çevrili olduğu, devlet ormanından ayırıcı unsura sahip olmadığı, toplu yerleşim yerlerine, tarım arazilerine ve genel yola bağlantısı

bulunmadığı gibi mülkiyet belgesinin de olmadığı ve 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine göre orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu olabilecek yerlerden olmadığı, paftadaki konumu itibarı ile böyle bir yerin orman niteliğini yitirdiği hususunun kabul edilemeyeceği ve 2/B madde koşullarının oluşmadığı, kaldı ki 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi gereğince 2/B madde uygulamasına konu olan yerlerin fiilen orman olduğunun tespit edilmesi halinde talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne her zaman tahsisinin istenebileceği de göz önüne alındığında mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1.paragrafının tamamen çıkartılarak bunun yerine “davanın kabulü ile 101 ada 1050 sayılı parselin kadastro tesbitinin iptali ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesi yazılmak sureti ile düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7 maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/11/2006 gününde oy birliği ile karar verildi.