YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11462
KARAR NO : 2006/14434
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.12.2003 … ve 8561-10160 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak taşınmazın öncesi belirlenmeli, öncesinin orman olması halinde orman niteliği ile tescile karar verilmeli, orman olmadığının anlaşılması halinde ise, 5402 tahrir nolu vergi kaydı 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, vergi kaydı yüzölçümü dışında kaldığı belirlendiği takdirde davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, Kışla Köyü 243 ada 152 parselin tespitinin iptali ile … mirasçıları adlarına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağının edinme sütununda 243 ada 151, 152, 218, 219, 220, 221, 222 ve 223 parsellerin evvelce bir bütün olduğu ve 5402 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında bulunduğu, kaydın 4 hektar yüzölçümünde olup, Batı sınırının mera okuduğu ve kayıt miktarına itibar edilerek 218, 219, 220 ve 223 parsellerin kayıt miktarı kadar zilyetleri adına tespit edilip kesinleştiği, 151, 152, 221, 222 ve 258 parsellerin ise, miktar fazlası olarak kesildiği ve mera niteliği ile orta malı olarak tescil harici bırakıldığı, bu parsellerden de 151, 221, 222 ve 258 parsellerin mera olarak tespitlerinin kesinleştiği, dava konusu 152 parsele komşu 153, 135 ve 227 parsellerin de yine mera niteliği ile tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı taşınmazın sınırında eylemli olarak mera parsellerinin bulunması ve 5402 tahrir numaralı vergi kaydının da bir sınırı mera okuması karşısında vergi kaydının sabit sınırlı olarak kabulüne imkan yoktur. Eylemli duruma ve resmi kayda ters düşen tanık beyanlarına da değer verilemez. 5402 tahrir numaralı vergi kaydı 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre miktarı kadar dava dışı 218, 219, 220 ve 223 parsellere uygulanıp kesinleştiğine göre, miktar fazlası olan davalı 152 parselin mera olarak kabulü gerekir.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.