Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/11628 E. 2006/12733 K. 05.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11628
KARAR NO : 2006/12733
KARAR TARİHİ : 05.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve … 23.101998 tarihli dilekçeleriyle, … Köyü 2148, 2149 ve 2613 parsel sayılı taşınmazların 4950 m2 bölümüne önceki zilyetlerle birlikte eklemeli olarak malik sıfatıyla zilyet ettiklerini, taşınmazlarının 1952 yılında makiye ayrılmakla orman ile ilgisinin kesildiği, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, bu bölümün tapu kaydının iptali ve 450 m2 bölümünün …, 4500 m2 bölümünün ise … adına tescilini istemişlerdir. Hazine ise 23.11.1998 tarihli dilekçesiyle, davalı sıfatıyla … aleyhine, davalı …un Hazine adına tapuda kayıtlı 2149 sayılı parsele ev yaparak el attığı iddiasıyla elatmasının önlenmesini istemiştir. … 22.05.2000 tarihli dilekçesiyle, 2148 ve 2149 sayılı parsellerin … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1997/25 esas ve 1999/194 Karar sayılı kararı ile Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptal edilerek adına tescil edildiğini ileri sürerek söz konusu davaların reddine karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, … ve … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, Hazine tarafından 2149 sayılı parsele ilişkin olarak açılan davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından vekalet ücretine, Hazine tarafından ise esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre karşılıklı davalar, tapu kaydının iptal ve tesciline, el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasaya göre 09.12.1976 tarihinde ilan edilerek 09.12.1977 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasının 2. madde uygulaması ve 1989 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1990 yılında yapılan kadastroda … Köyü 2148 parsel sayılı 1802 m2 yüzölçümündeki Rebül ahir 1290 tarih ve 131 sıra numaralı tapu kaydı ve 1981 yılı 50000 m2 vergi beyanı ile öncesinde 2129, 2130, 2148 ila 2155, 2157, 2159 ila 2166 sayılı parsellerin bir bütün olduğundan söz edilerek … adına tesbit edilmiş, daha sonra 6.3.1991 tarihinde yapılan kontrolde, tapu kaydının 30 dönüm olup, sabit sınırlı olmadığı, taşlık ve çalılık vaziyette olduğu, taşınmazın tapu ve vergi kaydı kapsamında kalmadığına değinilerek ilk tesbit iptal edilip Hazine adına tesbit edilmiş, bu haliyle ilan edilmiş, … Yönetiminin davası Kadastro Mahkemesinin 20.01.1992 gün ve 1991/1037-94 sayılı kararıyla, … tarafından açılan davanın ise, kadastro mahkemesinin 07.12.1994 gün ve 1994/499 E.-2743 K. sayılı 2148 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiş, kararların kesinleşmesiyle Hazine adına tapuya kayıt edilmiştir.
2149 parsel sayılı 4249 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yine Rebül ahir 1290 tarih ve 131 sıra numaralı tapu kaydı ve 1981 yılı 50000 m2 vergi beyanı ile öncesi 2129, 2130, 2148 ila 2155, 2157, 2159 ila 2166 sayılı parsellerin bir bütün olduğu, 1942 orman kadastrosu sınırları içinde iken 1988 yılında 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiş, … Yönetiminin açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 22.01.1992 gün ve 1991/1054-1190 sayılı, yine …’in taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili iddiasıyla açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 17.12.1993 gün v 1991/486-53 sayılı kararının kesinleşmesiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
2613 parsel sayılı 1818 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise çalılık ve taşlık niteliğiyle belgesizden Hazine adına tesbiti kesinleşmekle tapuya kayıt edilmiştir.
Davacılar … ve … davalarından feragat etmişlerdir. … katılma dilekçesinde 2148 ve 2149 sayılı parsellere ilişkin davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı Hazine ise sadece … aleyhine, ev yaparak Hazineye ait 2149 sayılı parsele el attığı iddiasıyla el atmasının önlenmesini istemiş mahkemece Hazinenin bu parsele ilişkin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından sadece vekalet ücretine ilişkin, Hazine tarafından ise 2149 sayılı parsele ilişkin olarak esasa yönelik temyiz edilmiş, davalı … tarafından tutunulan … Asliye Hukuk mahkemesinin 01.03.1999 gün ve 1997/25-194 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması ve taşınmazın Hazine adına tescili iddiasıyla dava açtıkları bu dava sonucunun beklenmediğini iddia etmiştir.
… Asliye 1 Hukuk Mahkemesinin 01.03.1999 gün ve 1997/25-194 sayılı dosyası incelendiğinde; … tarafından 19.01.1997 tarihinde, … Köyü 2148 ve 2149 sayılı parseller ile bu parsellere sınır olan ve tapulamada tutanak düzenlenmeyerek tapulama dışı bırakılan bir kısım taşınmazın … 1277 tarih ve 349/10031 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla Hazine, … Belediyesi ve Orman Yönetimi aleyhine dava açıldığı, mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu taşınmazın 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve … tarafından 25 yıl süreyle zilyet edildiğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne … Köyü 2148 ve 2149 parseller ile fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 11.12.1998 tarihli krokide (A) ve B) ile gösterilen bölümlerin davacı … oğlu … adına tesciline, davalı Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı yönetimler tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.02.2000 gün ve 1173-1685 sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme talebi ise aynı dairenin 25.04.2000 gün ve 3268-3846 sayılı karar ile red edilerek karar kesinleşmiştir.
Hazinenin temyizinde söz ettiği, … Asliye 1 Hukuk Mahkemesi 2000/1559 esasına kayıtlı dava dosyası sureti incelendiğinde, davacı Hazine tarafından davalı … aleyhine 17.11.2000 havale tarihli dilekçeyle, 2148 ve 2149 sayılı parsellerin … adına tesciline ilişkin Mahkemenin 1997/25-1999/194 sayılı kararında, mahkemece bu parsellere uyduğu kabul edilen … 1277 tarih 249/10031 sayılı tapu kaydının … ilçesine ait olduğu ve … köyü ile ilgisinin olmadığının hükmen kesinleştiği, bu nedenle kesinleşen mahkeme kararının Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasını istediği, Orman Yönetiminin, 2148 ve 2149 sayılı parsellerin gerçek kişi adına tesciline ilişkin Mahkemenin 1997/25 esasına kayıtlı dava dosyasında, parsellerin orman sınırları dışında olduğu belirlenmişse de, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda uygulandığından söz edilen orman kadastro haritasının 1990 yılında mutabakat zaptı adı altında düzenlenen tutanak ve harita olduğu, bu haritanın orijinal orman kadastro haritasının tahrif edilmesi ile oluştuğu, bu nedenle orijinal orman kadastro haritasının uygulanmadığı iddiasıyla Mahkemenin 1997/25 esas sayılı kararının yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasını istediği, davanın mahkemenin 2004/407 esasına kayıt edildikten sonra, 12.07.2005 tarihinde mahkemenin 2000/1559 esasına kayıtlı dava ile birleştirildiği, 26.4.2006 tarihli duruşmasında keşif kararı verildiği, celsenin 11.07.2006 tarihine ertelendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Hazine tarafından davalı sıfatıyla … Ocak aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının halli için, … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 01.03.1999 gün ve 1997/25-194 sayılı kararının Yargılamanın Yenilenmesi yoluyla kaldırılması istemiyle açılan ve aynı mahkemenin 2000/1559 esasına kayıt edilen davanın sonucu beklenmelidir. Açıklanan husus gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle; davacı Hazine ile davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişilere iadesine 05.10.2006 günü oybirliği ile karar verildi.