YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12038
KARAR NO : 2006/14614
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Tekeli Kasabası Cami Altı mevkiinde bulunan 3500 m2 taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır ve 1989 yılında ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1972 yılında yapılmış ve taşınmaz bu çalışmada orman olması nedeniyle tapulama harici bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davanın 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre açılan tescil davası olduğuna, uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında ise de bütünlemesi 1958 yılında yapılan memleket haritasında; orman alanında, 1969 çekim tarihli hava fotoğrafında; kızılçam ormanı, 1970 tarihli amenajman planında; açık alanda gözüktüğü belirlendiğine, taşınmazın 1970 tarihinde yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında “orman” olduğundan söz edilerek tapulama harici bırakıldığına, böylelikle çekişmeli taşınmazın öncesinin eylemli orman olduğu tüm dosya kapsamıyla tespit edildiğine, zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceğine, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna ve zilyetlikle kazanılamayacağına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiğine, diğer fıkralarının da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 05.11.2003 tarihinde kabul edilen 4999 Sayılı
Yasanın 6. maddesi ile değiştirilen 11. maddesi uyarınca fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceğine ve tahsisi yapılan bu yerlerin Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.