YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12063
KARAR NO : 2006/14619
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Kasabası 152 ada 42 ve 56 parsellerin sehven Hazine adına tesbit ve tescil edildiği iddiasıyla Hazine adına kayıtlı tapunun iptalini ve adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 152 ada 42 parselin davacılar adına tapuya tesciline, 152 ada 56 parselde (A)=8500 m2 bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından 42 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli 56 parsel orman alanı içinde, 42 parsel dışında bırakılmış, bu çalışma kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu işlemi 18/03/1993 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması sonucu 42 parselin orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenerek hüküm kurulmuşsa da mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; çekişmeli 152 ada 42 parsel 1993 yılında yapılan arazi kadastro sırasında 6520 m2 yüzölçümüyle, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, …’ın Hazine aleyhine açtığı 1993/ 48 E. sayılı kadastro tespitine itiraz davası sonunda mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine göre keşif gideri yatırılmadığından davanın reddine ve tesbit gibi tescile karar verilmiş; 42 parsel, bu şekilde hükmen ham toprak niteliğiyle tapuya tescil edilmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine göre verilen kararlar H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında maddi anlamda kesin hüküm oluşturur ve aynı taraflar ya da onların halefleri arasında aynı konuda , aynı dava sebebine dayalı olarak dava açılamaz.
Somut olayda; … mirasçıları olan davacılar kadastro öncesi sebebe dayanarak aynı taşınmazın tapu kaydının iptalini ve adlarına tescilini istediğine göre mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 09/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.