YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12895
KARAR NO : 2006/15592
KARAR TARİHİ : 16.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Beldesi … Mahallesi 484 ada 26 parsel sayılı 1687 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsalı kargir ev niteliği ile 2/B madde uygulaması ile orman alanları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle ve davacı gerçek kişilerin zilyetliğinde olduğu da şerh edilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, 20.10.1936 tarih ve 32 nolu tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin (A)=215 m2’lik bölümünün … olarak özel siciline yazılmasına, (B)=1472 m2’lik bölümünün ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Hükme esas alınan uzman orman ve … bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın (A)=215 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığı, (B)=1472 m2 yüzölçümündeki bölümün ise orman sınırları içinde kaldığı belirlenerek çekişmeli taşınmazın tahdit haritasına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır. Mahkemece bu rapor gereğince yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının kesinleştiği düşünülerek gerçek kişilerin davalarının reddine, çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün … niteliğinde olduğundan … olarak özel sicile kaydedilmesine, kesinleşen orman sınırı içinde kalan (B) bölümünün ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
1-Davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden :
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün … niteliği ile özel siciline kaydedilmesi, bir bölümünün ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda kurulan hüküm Hazine tarafından temyiz edilmişse de davalı Hazine, Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 02.06.2002 tarih ve 17587 sayılı yazısı ile temyiz talebinden vazgeçmiş olduğundan temyiz dilekçesnin reddi gerekmiştir.
2-Davacı gerçek kişiler ile davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince ;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının kesinleştiği düşünülerek uzman bilirkişiler marifeti ile yapılan incelemeye göre hüküm kurulmuş ise de bu dosya için yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının
kesinleştiği kabul edilemez. Şöyle ki; dosya içinde bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/79-135 sayılı dosyasında temyize konu olan dosyadaki davacı gerçek kişiler 20.10.1936 tarih 32 nolu (kuzeyi … …, güneyi ve batısı tarikiam, doğusu … olan 4595 m2 yüzölçümündeki) tapu kaydına dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açmışlar, mahkemece … bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 1169 m2’lik ve C harfi ile gösterilen 2271 m2’lik bölümlerin tahdit içinde kaldığı, A harfi ile gösterilen 3426 m2’lik bölümün ise tahdit dışında bırakıldığı saptanarak, tahdit içinde kalan ancak eylemli durumda meyve bahçesi vasfında olan ve davacıların dayandıkları tapu kaydı içinde kaldığı belirlenen B harfli bölüme ilişkin orman kadastro çalışmasının iptaline, A harfli bölümün tahdit dışında kalması nedeni ile dava konusu olmadığına, C harfli bölümün ise tahdit sınırları içinde ve eylemli durumda orman niteliğinde olması nedeni ile bu bölümü için davanın reddine karar verilmiş, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.02.2002 tarih ve 2001/1527-2002/940 sayılı kararı ile 1957 yılında açılan davanın orman kadastrosuna itiraz davası olduğu tebliğe çıkartılıp kesinleşmemiş olmakla, derdest dava durumunda olduğu ayrıca, genel arazi kadastrosu girmiş ve taşınmazla ilgili tutanak düzenlenmiş olduğundan davaya genel mahkemede bakılmayacağından ve kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine Asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmesi ve temyize konu olan bu dosya ile birleştirilmiştir.
Bu durumda: bu dava, hem kadastro tesbitine itiraz hem de 1951 ve 1992 yıllarında yapılan orman kadastro çalışması, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davası niteliğinde olduğundan 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile daha sonra 1992 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına göre uyuşmazlık çözümlenemez. O halde;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; uzman fenni bilirkişiye asliye hukuk mahkemesinin 1957/79-135 sayılı kararına dayanak olan kroki ile çekişmeli taşınmaz ilişkin kadastro paftasının çakıştırılarak uygulanması ve söz konusu kararda eylemli durumda meyve bahçesi vasfını taşıdığı saptanan bölümün belirlenmesi istenmeli, bunu gösteren kroki düzenlettirilmeli, uzman ziraat bilirkişisi ile çekişmeli taşınmazın eylemli durumu, halen varsa üzerindeki ağaçların cinsleri, yaşları, dağılımları, bitki örtüsü, … yapısı incelenmeli ve bu hususlarda ziraat bilirkişiden rapor alınmalı, davacı gerçek kişilerin dayandıkları 20.10.1936 tarih 32 nolu tapu kaydı, yerel
bilirkişi marifeti ile zemine uygulanarak taşınmazı kapsayıp kapsanmadığı saptanmalı, bilinmeyen sınırlar olduğu takdirde, taraf tanıklarının beyanlarına başvurulmalı, kapsaması halinde, tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, kapsamı sabit sınırlarla bağlantı kesilmeyecek şekilde miktarına değer verilerek belirlenmeli, kapsam belirlenirken söz konusu tapu kaydının dava dışı 484 ada 27 parsel sayılı taşınmaza da revizyon gördüğü ve 2035 m2 yüzölçümü ile davacılar adına tapuya tescil edildiği de göz önüne alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler ile davalı Hazinenin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) 2.bentte açıklanan nedenler ile davacı gerçek kişiler ile davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 16/11/2006 gününde oy birliği ile karar verildi.