Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/1295 E. 2006/4595 K. 06.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1295
KARAR NO : 2006/4595
KARAR TARİHİ : 06.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Mahallesi 289 ada 2 parsel sayılı 4144.44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi 08.10.1965 tarih 24 nolu tapu kaydı ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasararfunda bulunan ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Davacı …, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve memleket haritasında da orman sayılan, zilyetlikle kazanılamayacak yer olduğu iddiası ile tespitin iptalini ve Hazine adına tescilini istemektedir.
Mahkemece, Hazine tarafından orman iddiası ile dava açıldığı; ancak, taşınmazın tamamının 1988 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı kabul edilerek, başka bir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme, alınan uzman bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, bilgilerine başvurulan harita, uzman orman mühendisi bilirkişiler memleket haritası, orman kadastro haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip … parsellerle birlikte uygulama yapmadan ve dava konusu taşınmazın yeri memleket haritası üzerinde nokta şeklinde işaretlenerek verdikleri raporlarında, 1988 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığı, 1959 tarihli 1/25000 ölçekli memleket haritasında kısmen orman sayılan yerler içinde kaldığını açıklayarak, sonuçta dava konusu parselin kesinleşen orman kadastro haritasının kapsamı dışında kaldığı ve bu nedenle, orman sayılmayan yer olduğunu bildirmişler ve mahkemece de bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Ne var ki; davacı …, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp çekişmeli taşınmaza revizyon gören 27.04.1962 tarih 151 nolu tapu
kaydı içinde yer alıp almadığının da araştırılması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman … orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kaldığının belirlenmesi halinde ise, çekişmeli taşınmaza revizyon gören 27.04.1961 tarih 151 nolu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanağı olan tüm müsbit evraklar ile birlikte dosyaya getirtilerek bu tapu kaydının çekişmeli parsel haricinde 289 ada 3, 4, 7, 28, 29, 30 ve 33 parseller revizyon gördüğü anlaşıldığında revizyon parselleri ile öncesi bir bütün olan bu parselleri dıştan çevreleyen taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanakları ve varsa dayanakları olan kayıtlar getirtilmeli, aynı tapu kaydı içinde revizyon gören parseller itirazlı iseler bu dosya ile birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli, tapu kaydı mahallinde yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tarafların tanıkları marifeti ile uygulanarak çekişmeli taşınmazı ve revizyon parsellerini kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, tapu kaydında veya çekişmeli taşınmazın hududunda orman niteliğinde taşınmaz varsa tapu kaydının miktarı ile geçerli olacağı, miktar fazlasının huduttaki ormandan açılmış olabileceği düşünülmeli, fenni bilirkişiden 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21. maddeleri gereğince tapu kaydının … sınırdan başlamak suretiyle miktarı ile kapsadığı alanı gösteren rapor alınmalı, tapunun miktarı ile geçerli kapsam tayin olunmalı, kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açıldığı ve zilyetlik ile iktisap edilemeyeceği gözönüne alınmalı ,tapu kaydının ilk oluşumuna bakılarak Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı düşünülmeli, uzman … bilirkişiden çekişmeli taşınmaz üzerindeki meşe ve gürgen ağaçlarının cinsleri yaşları taşınmaz üzerindeki dağılım durumları ve bitki örtüsü ile ilgili bilimsel verilere dayalı açıklayıcı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06.04.2006 günü oybirliği ile karar verildi.