YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13501
KARAR NO : 2007/4408
KARAR TARİHİ : 02.04.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 463 ve 449 parsel sayılı sırasıyla 40.625 m2 ve 48.500 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Eylül 1942 tarih 94 ve 108, Nisan 944 tarih 67 ve 71 numaralı tapu ve vergi kayıtları ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … ve … …’in itirazı kadastro komisyonunun 6 Mayıs 1971 tarihli kararı ile reddedilmesi üzerine, …, 09.06.1971 tarihinde taşınmazların tahdit içerisinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ilişkin 23.05.1972 tarihli kararının Orman Yönetimince temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.02.1975 … ve 1974/1298-844 sayılı kararı ile ve özetle: “Çekişmeli 449 ve 463 sayılı parsellerin kesinleşen orman tahdit haritası ve mazbatasının kapsamı dışında kalmaktaysada, 766 Sayılı Yasanın 1 ve 54. maddelerine göre araştırma yapılarak gerçek hak sahibi adına tesbit ve tesciline karar vermesi gerektiğinden, dayanak tapu kayıtları ile komşu kayıtlar getirtilip yerine uygulanması, tapu kayıt miktar fazlasının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olacak yerlerden olup olmadığı ve davalı yararına zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi davalılar adına tapuya tesciline, 23.11.2000 tarihinde karar verilmişse de, 20 . Hukuk Dairesinin 03.03.2003 … ve 2003/893-1080 sayılı kararı ile yine “mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olması” nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece, bu ikinci bozma kararına uyulmuş ve Orman Yönetiminin davasının reddine, çekişmeli 449 ve 463 parsel sayılı taşınmazların tespit malikleri adına payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Dosyadaki belge ve bilgilere göre, çekişmeli 449 ve 463 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu … İlçesi, … Köyünde ilk orman kadastrosunun 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve 16.06.1948 tarihinde 3 ay süreyle ilan edilerek kesinleştiği, bölgede genel arazi kadastrosu tesbitlerinin ise; 25.06.1968 tarihinde yapıldığı, Orman Yönetiminin dava açtığı ve yargılamanın devamı sırasında, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve ablikasyon işlemine 16.06.1981 de başlanıp, 30.06.1981 tarihinde bitirildiği, 25.06.1982 tarihinde sonuçlarının 1 yıl süreyle ilan edildiği ve çekişmeli taşınmazların da içinde bulunduğu geniş bir alanın 1948 yılı tahdidinin içinde olduğu kabul edilerek 15.10.1961 tarihinden önce orman niteliğini yitirdiğinden, 16723 ila 16734 orman tahdit sınır noktaları arasında (I) numaralı poligon sahasının 1744 Sayılı Yasa gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığı, daha sonra aynı köyde 2896 Sayılı Yasaya göre eksik kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına 25.06.1984 tarihinde başlanılarak, 26 Haziran 1984 tarihinde bitirildiği, bu uygulama sırasında da P.I, II, III, IV numaralı 2. madde parselleri hakkında 1 numaralı ekipçe daha önce orman sınırları dışına çıkarılma işlemine ilişkin kararların aynen tasdikine karar verildiği (25 Haziran 1984 tarihli 2/B madde tutanağının 26. sahifesinde) anlaşılmaktadır. Daha sonra … Köyünde 3302 Sayılı Yasaya göre 2/B madde uygulamasının yapıldığı ve sonuçlarının 04.09.1990 tarihinde 6 ay süreyle ilan edildiği ve I numaralı 2. madde poligonunda bir değişiklik yapılmadığı, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde ve 2896, 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamaları yargılama sırasında yapılmış olması çekişmeli parseller yönünden bu uygulamaların kesinleşmediği, kesinleşmeyen 2. madde ve 2/B madde uygulamalarında 463 parselin tamamının ve 449 parselin ise bir kısmının poligon I olarak belirlenen 2. madde parseli içersinde kaldığı, 2. madde uygulamasının kesinleştiği düşünülerek I numaralı 2. madde poligonuna 1372 numara verilerek bu parselin tarla niteliği ile hazine adına tescil edildiği ve şu anda tarla niteliği ile İstanbul Deri ve Organize Sanayi Bölgesi olarak tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
1- Davaya konu 449 nolu parselin bir kısmının 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdit sınırları içinde bir kısmının dışında olduğu, tahdit içersinde kalan bölümler yönünden eski tapu kayıtlarının hukuki değeri kalmamışsa da, taşınmaz 16.10.1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması sonucu 1981 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/2 maddesindeki “…orman sınırı dışına çıkartılacak yer sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü gereğince orman kadastrosunun yapıldığı tarihten önceki tarihli olan ve çekişmeli 449 nolu parsele revizyon gören 45950 m2 yüzölçümlü Eylül 1942 tarih 108 nolu ve 5959 m2 yüzölçümlü Nisan 944 tarih 67 nolu tapunun dava konusu 449 nolu parseli sınır ve miktar olarak kapsadığı anlaşıldığından davacı … ile dahili davalı Hazinenin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu bölümünün onanması gerekmiştir.
2- Davaya konu 463 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Çekişmeli 463 nolu parselin tamamının 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdit sınırları içinde olduğu ve eski tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği, ancak, taşınmaz 16.10.1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini yitirdiğinden 1981 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre orman sınırları dışına çıkartıldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde “…orman sınırı dışına çıkartılacak yer sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü gereğince orman sınırı içine alınmadan önce mevcut olan ve
kadastro sırasında 463 nolu parsele revizyon gören toplam ve yüzölçümü 9190 m2 olan Nisan 944 tarih 71 ve Eylül 942 tarih 94 numaralı tapu kayıtlarının doğu ve kuzey sınırı çalılık, batı ve güney sınırı sahibi senet çalılığı okumakta olup; 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli olacağı, taşınmazın çevresinde fiilen orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin bulunduğu, bu durumda, tapu miktarı olan 9190 m2 lik kısmın ancak tapu maliklerine iade edilebileceği; çekişmeli 463 nolu parselin yüzölçümünün 40625 m2 olduğu anlaşıldığına göre, kayıt fazlasının davalılara iade edilemeyeceğinin düşünülmesi gerekir.
Bu nedenle; çekişmeli 463 sayılı parselin güneyinde ve batısında bulunan … ile irtibatı kesilmeyecek şekilde tapu kaydı miktarı olan 9190 m2 lik bölümü, fenni bilirkişi tarafından çizilecek kroki ile belirlenmeli ve tapu kaydı kapsamında kalan bu kısmın ifraz edilerek, 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığından tespit malikleri adına tapu kaydı miktar fazlası olan 31.635 m2 bölümü ise, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin Anayasanın 170. maddesi gereğince değerlendirileceği ve bu niteliği nedeniyle 3194 ve 2981 Sayılı İmar Yasalarına konu edilemeyeceğinden Hazine adına tapuya tesciline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun kütüğün beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmelidir.
SONUÇ : 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … ve dahili davalı Hazinenin 449 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … ve dahili davalı Hazinenin 463 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel hakkındaki hükmün BOZULMASINA 02/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.