Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/13769 E. 2006/16942 K. 05.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13769
KARAR NO : 2006/16942
KARAR TARİHİ : 05.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın .. yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … 27.06.2001 günlü dava dilekçesi ile, … … Mahallesi 40 pafta 238 ada 1 sayılı parselin 3,5 hektar miktarındaki bölümünün 1976-1980 yıllarında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda Karlıtepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında yapılan orman tahdidi ile 09.11.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması 07.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava konusu … İlçesi Paşabahçe Mahallesi 238 ada 1 parsel sayılı 965120 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1953 yılında 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastro sırasında kagir ahırı olan kargir … ve arazi niteliği ile 19. K.Sani 1935 tarih 8 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek … oğlu … … adına tesbit edildiği, kadastro komisyonunun 16.05.1958 tarihli kararı ile Paşabahçe Mahallesi 238 ada 1 sayılı parselin tamamının orman sınırları içinde bulunduğu nedeniyle Kadastro Yasasının 26 ve nizamnamenin 33. maddesi gereğince Devlet Ormanı olarak Hazine adına tashihine ve ilgilisinin 15 gün içerisinde yetkili mahkeme nezdinde itiraz … bulunduğunun tesbitine karar verildiği, … … Muhayeş’in … ve Hazine aleyhine 19 K.Sani 1935 tarih 8, 9, 10, 11 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak asliye hukuk mahkemesinin 1960/553 esasında 238 ada 1, 5 ve 6 sayılı parsellere ilişkin açtığı kayıt tashihi iptalen tescil davası sonunda mahkemenin 20.02.1963 gün ve 1963/65
-2-
2006/13769-16942

sayılı kararı ile “… … adına kayıtlı 4 adet tapu kaydının muhtevasının 304 hektara tekabül ettiği ve Karlıtepe Devlet Ormanlarına bitişik olması sebebi ile Orman Yasasının muvakkat 1. Maddesi gereğince istimlakinin uygun olacağı görüşü ile orman olarak 1940 yılında sınırlamasının yapıldığı, 13.07.1945 tarihinde 4785 Sayılı Yasa yürürlüğe girince devletleştirilmişse de tapu malikinin açtığı dava sonucu Danıştay 6. Dairesinin 25.06.1948 gün ve 1946/3425-1524 sayılı kararı ile 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesine değil 2. maddesine uyan kestanelik ormanı olması nedeniyle Devletleştirme işleminin iptaline karar verildiği, 238 ada 1 sayılı parsel ile 238 ada 5 sayılı parselin (C) ile gösterilen 78500 m2 yüzölçümündeki bölümünün Danıştay kararına konu 304 hektarlık Saip Molla Özel Ormanı içinde 238 ada 5 sayılı parselin (D) ile gösterilen 20405 m2’lik bölüm ile 238 ada 6 sayılı parselin tamamının Danıştay Kararı ve 304 hektarlık Saip Molla Özel Ormanı sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle” 238 ada 1 ve 238 ada 5 sayılı parselin (C) ile gösterilen 78500 m2 yüzölçümlü bölümüne ilişkin kadastro işleminin iptali ile davacı adına tesciline, 238 ada 5 sayılı parselin (D) ile gösterilen 20405 m2’lik bölümü ile 238 ada 6 sayılı parselin tamamına ilişkin davanın reddine karar verildiği, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.03.1964 gün ve 1963/7680-1508 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu Paşabahçe Mahallesi 238 ada 1 parsel sayılı 965120 m2 yüzölçümündeki taşınmaz özel orman niteliği ile ve kat irtifaklı olarak … İnşaat Sanayi A.Ş., … … … ve bir çok kişi adına tapuda kayıtlıdır.
Dosya kapsamı ile tahdit tutanaklarının incelenmesinde, taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1940 yılında yapılan … Ormanının tahdidi sırasında 07.06.1940 tarihli tutanakla “… Ormanının 391 hektar yüzölçümünde olduğu, içerisinde meşe, kayın, gürgen, kestane, … kocayemiş ağaçlarının bulunduğu açıklanarak ve düzenlenen haritada 1 numara ile gösterilen sahaya General … oğlu … …’in ibraz ettiği Haziran 1940 tarih 99, 102, 105, 106 numaralı 4 kıta tapu senedi mucibince evvelce bu ormanın sahibi … … … namına yüksek vekaletimiz tarafından 02.01.1929 tarih ve 102/4 sayılı emirleriyle hususiyeti tasdik edilmiş olduğu anlaşıldığından 304 hektardan ibaret bulunan ormanın o suretle sahibi namına tahdidi icra kılınmışsa da iş bu orman garpten ve şimalde Karlı … Devlet Ormanıyla bitişik bulunmasından 3116 Sayılı Orman Yasasının birinci muvakkat maddesi mucibince istimlak cihetine gidilmesi komisyonumuzca muvafık görülmüştür” denilerek özel orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 4785 Sayılı Yasa yürürlüğe girince, bu özel ormanın tahdit harita ve tutanaklarında yazılı ölçü ve alanına göre, 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiği, … … …’in açtığı dava sonunda Danıştay 6. Dairesinin 25.06.1948 tarih ve 1946/3425-1542 sayılı kararı ile “kestanelik ormanı olması nedeniyle Saip Molla Özel Ormanının 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirme işleminin iptaline” karar verilmesi üzerine, Orman Genel Müdürlüğünün 24.09.1949 tarih ve 5 /5110-22 sayılı yazısı ile özel orman oluru verilerek 14.10.1949 tarihli Saip Molla Ormanına ait teslim tesellüm zaptında belirtilen ve amenajman raporlarında XI, XII, XIII, XIV, XV, XVI, XVII, XVIII numaralarda ayrılmış olan 8 bölüme muhteviyatı 305 hektar ormanlık ile 11 hektar mezru arazi olmak üzere toplam 316 hektar
3-
2006/13769-16942

yüzölçümündeki taşınmazın … … Muhayyese teslim edildiği, 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması sırasında ise 25.04.1980 gün ve 6 nolu tutanakla “1940 yılında yapılan sınırlamada 27, 28, 29, 30 ve 31 nolu orman sınır noktalarının gidiş istikametine göre sol tarafta ve 1940 yılında yapılan sınırlamada orman sınırları dışında kalan meşe, kestane, … ağaçlarından oluşan ormanlık alan bulunduğu, özel orman olurundaki sınıra ve tapu sınırına uyulmak suretiyle 27/35 ila 37/6 nolu orman sınır noktalarından oluşan hattın gidiş istikametine göre sağ tarafı Saip Molla Özel Ormanı, sol tarafının ise Karlıtepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı” ve bu çalışmaların 09.10.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İşte … 09.10.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda 27, 28/34 29/33, 30/32, 31, 32/36 orman tahdit noktaları ile Devlet Ormanı olarak kadastrosu yapılan bir tarafı Dedeoğlu Özel Ormanı, bir tarafı da mahkeme kararı ile orman sayılmayan yer olarak tapuya tescil edilen 238 ada 4 sayılı parsel ile çevrili olan ve Karlıtepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırılıp 1980 yılında kesinleşen taşınmaz hakkında tapu kaydının iptali ve tescili konusunda temyize konu davayı açmıştır.
6831 Sayılı Orman Yasasının orman kadastrosuna ilişkin hükümleri, diğer kadastro yasalarında olduğu gibi tasfiye amacını güder. Orman sınırlandırma işlemlerine karşı ilgilileri tarafından açılacak davalar için tanınmış olan süreler, hak düşürücü sürelerdir. Kadastro Yasalarındaki hak düşürücü sürelerin kabulündeki amaç, kamu düzeni ile ilgilidir. Belli bir süre geçtikten sonra kadastrodan önceki haklara dayanarak, dava açılmasının önlenmesi, uyuşmazlıkların sona erdirilmesi istenmiştir. Hak arama özgürlüğünün sınırsız olarak kabulü kamu düzenini aksi yönde etkiler. Hak düşürücü süre ile, mülkiyet … değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırılmıştır. Bu sürelerin doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendirmeleri nedeniyle davanın hangi aşamasında olursa olsun mahkemece kendiliğinden gözetilmeleri gerekir. Bu nitelikleriyle dava engellerinden olan hak düşürücü sürelerin ilk önce incelemesi gerekir. Bir davada hak düşürücü süre söz konusu ise, dava dinlenemez, işin esası incelenemez. Dava dinlenemeyeceğinden, kadastrodan önce var olan bir kesin hükmün tartışması yapılamaz.
Orman kadastro komisyonlarının sınırlandırma sırasında kesinleşmiş mahkeme kararlarını dikkate alması, bunlara uyması gerektiği hususu kuşkusuzdur. Dikkate alınmadığı, görülmediği ya da uygulanması unutulduğu taktirde, ilgililer buna karşı yasanın öngördüğü süre içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açabilirler. Kesin hükmün varlığı, tahdidin kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmaz. Yanlışlığın süresinde açılacak bir dava ile düzeltilmesi gerekir.
Somut olayda; tahdidin yapıldığı ve kesinleştiği tarihlerde yürürlükte bulunan 1744 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinin 1. fıkrasına göre dava açma süresi 1 yıldır. 3373 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde yapılan değişiklikle ister kesin hükümle isterse başka bir yolla oluşturulan tapu kaydı maliklerine, orman kadastrosunun iptali davası açma konusunda 10 yıllık süre tanınmıştır. Bu iki hak arama süresinin dışında, nedeni ne olursa olsun süresiz hak arama
-4-
2006/13769-16942

özgürlüğü tanıyan bir yasa hükmü bulunmamaktadır (H.G.K.’nun 20.03.1996 gün ve 1995/20-1086-174 sayılı kararı). Diğer taraftan, 3373 Sayılı Yasa ile getirilen 10 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin kuralın 3373 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce düşmüş olan haklara uygulanacağına dair bir hüküm de bulunmadığı gibi, temyize konu olayda bu süre dahi çoktan geçmiştir. Orman kadastrosunun ilan edilerek kesinleştiği tarih gözönüne alındığında, davacı kişilerin 10.10.1981 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunu iptal ettirmelerine ilişkin yasal ve hukuki dayanakları bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, bir orman ve bir … bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak dava konusu olan ve 1980 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda Karlıtepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazın yüzölçümü tesbit edilip haritaya bağlanarak bu bölüme ilişkin Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.