Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/14026 E. 2006/16432 K. 27.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14026
KARAR NO : 2006/16432
KARAR TARİHİ : 27.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.09.2004 tarih 3399-8654 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan 2990 m2’lik bölümü üzerinde 10 adet yaşlı ıhlamır ağaçları ile dere kenarında çalılık olduğu belirlenmiş, taşınmazın genel eğimi ise %10-30 olarak saptanmıştır. Ancak, uygulanan memleket haritası renksiz olup, elle boyamadır. Bu nedenle, bilirkişi raporu yetersizdir. Yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak taşınmazın öncesi belirlenmeli, eğimi % 12’den yüksek ise, Orman Yönetiminin davası kabul edilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetiminin davasının reddine, Hüseyin Arı’nın davasının kabulüne, Ballıkaya Köyü 47 parsele bitişik alanda kalan 10.05.2006 tarihli krokide (B)=2990 m2’lik alanda orman sınır iptaline ve 47 parsele eklenerek davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 22.11.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve on yıllık süre içinde açılan orman sınırına itiraz niteliğindedir.
Gerçek kişi davacı tarafından açılan orman sınırlamasına itiraz davası bakımından; dava konusu Ballıkaya Köyü 47 parsel belgesizden 13400 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde tapulama komisyonu kararı ile 27.07.1976 tarihinde Hüseyin Arı adına tapuya tescil edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 2990 m2’lik bölümünün yörede 22.11.1990 tarihinde ilan edilen orman kadastro sınırları içine alındığı ve bu işlemin kesinleştiği, davacı Hüseyin Arı’nın kadastroca 1976 yılında belgesizden oluşturulan tapu kaydına dayanarak 10 yıllık süre içinde 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi uyarınca dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu davanın görülebilme koşulu, yasal değerini koruyan ve 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunmasıdır. Somut olayda: dayanılan tapu bu nitelikte bir kayıt değildir. Hal böyle olunca, davacı gerçek kişinin açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gözönünde bulundurularak reddine karar verilmesi gerekir. Kaldı ki; mahkemece uyulan Dairenin 20.09.2004 tarihli bozma kararında taşınmazın eğiminin % 12’den yüksek olduğunun tespiti halinde, Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği bildirilmesine, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın eğimi % 20-30 arasında tespit edilmesine rağmen, Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi doğru değildir.

Orman Yönetimince açılan ve bu dosya ile birliştirilen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkin davaya gelince; çekişmeli taşınmazın orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, krokide (B) ile gösterilen 2990 m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlendiğine göre, bu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kaldı ki; kabule göre de, zaten Hüseyin Arı adına tapuda kayıtlı bulunan 13400 m2’lik alanın içinde bulunan taşınmazın (B) bölümünün tekrar davacı adına tesciline karar verilmesi çifte tescile neden olacağından doğru değildir ve bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi.