YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14101
KARAR NO : 2006/16306
KARAR TARİHİ : 27.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi ve müdahalenin önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … … Köyü 184 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazını kullandığı sırada davalı İdare tarafından 05.11.2003 tarihinde orman alanının sürüldüğü iddiasıyla müvekkiline ait 59 AF 892 plaka nolu traktörüne el konulup zabıt tutularak savcılığa ihbar edildiğini, davacının men edildiği alanın 184 nolu parsel içinde kaldığını, bu nedenle, davalı İdarenin müdahalesinin ve muarazasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının 59 AF 892 plaka nolu traktörü ile sürmüş olduğu yerin tapuda kendi adına kayıtlı 184 parsel nolu taşınmazın içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının müdahalesinin ve muarazanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamalara göre dava, muarazanın giderilmesi ve müdahalenin önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.03.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamından, davacı … hakkında devlet ormanını işgal ve faydalanma suçundan dolayı Tekirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/975 sayılı dosyasında dava açıldığı ve henüz kesinleşmediği, bu davada yapılan keşifte uzman Orman Bilirkişi Recep Çakmak ve Teknik Bilirkişi M.Kamil Doğan tarafından düzenlenen rapor ve krokiden davacı tarafından sürülüp ayçiçeği ekilmek suretiyle işgal ve faydalanılan 15,100 m2 yüzölçümündeki bölümün öncesi 184 parsel içerisinde iken, Orman Yönetiminin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 1989/234 Esas, 1990/252 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile hükmen orman olarak ayrılıp Hazine adına tescil edilen 762 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; kesinleşen kadastro mahkemesi kararını ortadan kaldıracak biçimde hüküm kurulamayacağı bir yana, somut olayda; eldeki dava, davacının ormanı işgal ve faydalanma suçundan Sulh Ceza Mahkemesinde yargılandığı yerin orman sayılan yerlerden olmadığının ve kendisine ait 184 sayılı parsel içinde kaldığının tespitine yöneliktir. Yargıtayın kararlılıkla uyguladığı içtihatlara göre eda davasının açma olanağının bulunduğu hallerde tespit davası açılamaz. Yürürlükteki yasalar davacıya bu nitelikte bir dava açma olanağı vermemektedir. Görülmekte olan bir ceza davasında iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ceza mahkemesi kararının sonuçlarından kaçınmak amacıyla hukuk mahkemesinde dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.
O halde; tesbit istemli bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.