Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/14110 E. 2006/17553 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14110
KARAR NO : 2006/17553
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Yönetimler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … … 14.02.2005 tarihli dilekçesiyle yörede 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda kendisine ait … Mahallesi 12 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sınırı dışında bırakıldığı halde, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1999 yılında yapılmaya başlanıp, 10.01.2003 tarihinde bitirilen ve 01.04.2004 ila 10.10.2004 tarihleri arasında ilan edilen aplikasyon ve (2/B) uygulaması sonucu hatalı işlemle, taşınmazın büyük bölümünün orman alanı içinde bırakıldığını, yasal olmayan bu işlemin iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne çekişmeli parselin 13.10.2005 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde kahverengi ile taranarak (B) ile gösterilen 208.70 m2 bölümünün orman kadastrosu dışında olduğunun tesbiti ile bu alanla ilgili 180 numaralı orman kadastro komisyonunun orman sınırlandırmasının 2/B madde uygulamasının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1999 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların ve 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen ormanların kadastrosu ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp, 01.04.2004 tarihinde ilan edilmiş, dava tarihinden önce altı aylık askı süresi bitmiştir,
Aynı gün temyiz incelemesi yapılan Mahkemenin 2005/26 esasına kayıtlı dosyası içindeki, dava dosyaları ile belgelerden, 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda, … Mahallesi 12 ada 16 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbitine, … … vereseleri tarafından, parselin Mart 1336 tarih ve 35 numaralı sicilden gelen Temmuz 1950 tarih ve 40, Ağustos 1950 tarih ve 10, 17 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddia edilerek itiraz edildiği, Şehir Kadastrosuna Bakmakla Görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1972 gün ve 1966/272-578 sayılı, Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen kararıyla, 12 ada 16 ve 17 sayılı parsellerin, tutunulan tapu kaydı kapsamında kalmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın red edildiği ve taşınmazların tesbit malikleri adına tescil edildiği, 12 ada 17 sayılı parselin 03.04.1974 tarihinde … …’e, 29.04.1974 tarihinde satış ile payları oranında … ve … … adlarına tescil edildiği, imar uygulamasında 286.77 m2 yüzölçümündeki bölümü orman parseli olarak ayrılıp, 2606.75 m2 yüzölçümündeki bölümünün imar parsellerine gittiği, 5142 m2 yüzölçümündeki bölümünün 157/160 payının … …, 3/160 payının ise … … adına kayıt edildiği, ifrazen sayfasının kapatıldığı müfrez parsellerden 509.19 m2

-2-
2006/14110-17553

yüzölçümündeki 12 ada 70 ve 4085 m2 yüzölçümündeki 12 ada 71 sayılı parsellerin yine aynı kişiler adına tescil edildiği, 547 m2 yüzölçümündeki bölümünün yola terk edildiği, 12 ada 71 sayılı parselinde 12 ada 72, 73, 74, 75, 76 ve 77 sayılı parsellere ifraz edildiği, 12 ada 76 sayılı parselin … … adına oluşturulduğu, 15.09.2000 tarihinde davacı … …’a satıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin krokisinde (B) ile gösterilen bölümünün 1942 orman kadastro sınırları içindeyse de, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.1942 gün ve 1942/3-1942/166 sayılı kararlarıyla tapu sahiplerine aidiyeti kesinleşen 2200 dekarlık alanda kaldığının, buna göre Orman Yönetimince 1942 yılı orman kadastro sınırlarının düzeltildiğinin, çekişmeli taşınmazın sahiplerine iade edilen özel ormanda kaldığının, ne var ki itiraza konu işlemle bu düzeltme dikkate alınmadan yapılan aplikasyon işleminde yine 1942 yılı orman kadastrosu sınırlarının esas alındığının, bu nedenle çekişmeli parselin, (B) ile gösterilen bölümün tekrar orman sınırları içinde bırakıldığının, oysa çekişmeli taşınmazın devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, 1942 yılı orman kadastro haritası ile aplikasyon haritası karşılaştırıldığında, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda bildirildiğinin aksine, itiraz edilen aplikasyon işlemi sırasında, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.1942 gün ve 1942/3-1942/166 sayılı kararının dikkate alınarak, 1944 yılında Orman Yönetimince yapılan düzeltme ve buna uygun oluşturulan orman kadastro haritasının esas alındığı, Aplikasyon haritasının 1942 yılı orman kadastro haritasından ziyade düzeltilmiş haritaya uyduğu görülmektedir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak, 1942 yılı orman kadastro tutanakları ile haritaları, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.1942 gün ve 1942/3-1942/166 sayılı kararı gereğince yapılan düzelme tutanakları ve haritası ile itiraza konu 1999 yılında yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin haritası şehir kadastro paftası ile birlikte yöntemince uygulanmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması -3-
2006/14110-17553

halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde tarif edildiği üzere, orman sınır noktalarının gerçek yerini tesbit ederken, tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen orman kadastrosu tutanaklarına değer verileceği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda sadece devlet ormanlarının sınırlandırıldığı, bu sınırlar içinde kalan ve Mart 1336 tarih ve 35 sıra numaralı sicilden gelen temmuz 1950 tarih ve 40 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan bir kısım taşınmazın 5658 Sayılı Yasa hükümlerince iade edildiği, çekişmeli parselin geldiği 12 ada 17 sayılı parsele ilişkin Şehir Kadastro Davalarına Bakmaya Yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1972 gün ve 1966/272-578 sayılı kararının tarafı olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağı gibi, bu kararın, çekişmeli parselin geldiği 12 ada 17 sayılı parselin tutunulan tapu kaydı kapsamında kalmadığı yönünde kuvvetli delil oluşturduğu, esasen bu kararın tarafı ve davacıların bayii olan … …’nın da aynı şekilde taşınmazının tapu kaydı kapsamında kalmadığını savunduğu, bu nedenlerle çekişmeli taşınmazın bu tapu kaydı kapsamındaki özel orman olarak belirlenen yere dahil olduğu yönündeki iddialara değer verilemeyeceği, 1999 yılında çalışan orman kadastro komisyonunun, her hangi bir şekilde orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ile 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu dışında bırakılan ve 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen ormanların kadastrosunu yapma yetkisinin de bulunduğu düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Yönetimlerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 14.12.2007 günü oybirliği ile karar verildi.