Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/14171 E. 2006/16313 K. 27.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14171
KARAR NO : 2006/16313
KARAR TARİHİ : 27.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Mahallesi, Okludere mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne, fen bilirkişi krokisinde A=19863 m2, B=979 m2’lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 17.05.1957 tarihinde yapılarak kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazlara bitişik ve yakın komşu olan bir çok taşınmaz hakkında açılan tescil davalarında verilen kararların 2006/5964 ila 5968 Esas, 6892 ila 6912, 9769 ila 9773, 10976 ila 10979, 14170 ila 14172 Esas sayılı dava dosyalarının) Dairece yapılan temyiz incelemesi sırasında, 1987 – 1994 yılları arasında yapılan keşiflerde dava konusu yerlerin kimsenin zilyetliğinde olmayan dağlık, taşlık, pırnallık ve çalılık yerler olarak gösterildiği, keşif tarihleri ve davanın açıldığı tarih gözönünde bulundurulduğunda taşınmazlar üzerinde davacı taraf zilyetliğinin kazandırıcı zamanaşımı süresinde ulaşmadığı bir yana, taşınmazların yakın tarihli amenajman haritalarında da bozuk baltalık orman olarak gözüktüğü ve bu nitelikteki taşınmazın zilyetlikle de kazanılacak yerlerden olmadığı, uzman orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, memleket haritasında ve hava fotoğraflarında biri birinin devamı olup, aynı nitelikte bulunan ve taşınmazların yüksek eğimli bölümlerinin orman sayılan ve ormanın devamı ve orman bütünlüğü içinde kabul edilmesi gereken düşük eğimli bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtilmesinin açık çelişki olduğu ve mahkemece bilirkişi raporuna bu nedenle değer verilmeyerek taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.