YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1466
KARAR NO : 2006/3989
KARAR TARİHİ : 27.03.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Mümine … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.11.1995 tarih 1995/313-14051 sayılı bozma kararında özetle: ” Mahkemenin ara kararında keşif günü ve saati, mahkeme heyetinin yol tazminatı, araç bedeli, keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların isimlerini ve ücretlerini, gerekiryorsa bilirkişi ve tanıklara keşif gününün haber verilmesi için gönderilecek davetiye giderlerini gösterilmesi yanında yatırılacak avansın tutarı ile yatıracak tarafın ekonomik gücü, keşif tarihi ve tebligatların ulaşması için gerekecek süre gözetilerek keşif gününden önceye raslayan bir tarihin belirlenmesi ve kesin önelin sonuçlarının keşif isteyen tarafa anlatılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık süre içinde açılan orman tahdidine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 23.05.1986 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dosyada mevcut 10.11.2003 tarihli orman bilirkişi … tarafından verilen rapor dava dışı 4354 parsele yönelik olarak hazırlanmıştır. Oysa, dava dilekçesinden de anlaşıldığı gibi dava 4554 parselin kuzeyinde kalan yaklaşık 5 dekarlık taşınmaza yönelik olarak açılmıştır. Fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen 19.03.2004 tarihli rapor ve krokiden dava konusu olan taşınmazın 9293 parsel içinde kalan 8000 m2 yüzölçümündeki alan olduğu ve 1972 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman olması nedeniyle tapulama harici bırakıldığı, 1986 ve 1992 yıllarında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında orman sınırları içine alınarak 9293 parsel numarası aldığı, bu aşamada orman genel müdürlüğünün yazısı üzerine taslak üzerindeki çalışmalar durdurulduğundan arazi kontrollerinin yapılmadığı ve tapuya tescil edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazı komşu parselleri ile birlikte gösterir orijinal kadastro paftasının bir sureti getirtilerek 9293 nolu parselin paftaya işlenip işlenmediği araştırılmalı, davacı T.evvel 1928 tarih 224 sırada kayıtlı tapu kaydına dayanmakta olup, bu kaydın dava dışı 4348 ila 4357 nolu parsellere revizyon gördüğü anlaşıldığından, bu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilmeli ve önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ;tapu kaydı mahalli bilirkişi eliyle mahalline uygulanmalı, asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değilse dayanılan tapu kaydı sabit sınırlı olmadığından 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesi gereğince miktarına itibar edilerek dava konusu yeri de içine alıp almadığı tespit edilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27.03.2006 günü oybirliği ile karar verildi.