YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15184
KARAR NO : 2006/16898
KARAR TARİHİ : 04.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … İlçe Merkezi … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, … bilirkişi raporunda (A) ile işaretlenen 29.145, 07 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1964 – 1967 yıllarında yapılmış ve sonuçları 01/07/1967- 31/07/1967 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Davacı …’ın çekişmeli taşınmaz hakkında 4721 Sayılı Medeni Yasa’nın 713. maddesi uyarınca 1.6.1998 tarihinde açtığı dava, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.2001 gün 1998/150-2001/139 sayılı ilamı ile orman yönetiminin davaya katılımının sağlanması ve davacı hakkında belgesiz araştırması yapılması için gerekli olan masrafların verilen kesin süre içinde ödenmediği gerekçesiyle reddedilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 12.9.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı bu kez aynı yer için temyize konu eldeki tescil davasını açmıştır.
Kesin hüküm H.Y.U.Y.nın 237. maddesinde düzenlenmiştir. Kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için davanın taraflarının, konusunun (müddeabihinin) ve dava sebeplerinin yani davada dayanılan vakıaların aynı olması gerekir. Kesin hüküm, mahkemeleri davanın taraflarını, cüzi ve külli haleflerini (özel yada genel ardıllarını), tüm kurum ve kuruluşları bağlar. Artık, hiçbir mahkeme aynı konuyu inceleyip, farklı yönde … bir karar veremez. Davacı …, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.2001 gün 1998/150-2001/139 sayılı dosyasında taraf olup somut uyuşmazlıkta H.Y.U.Y.nın 237. maddesinde düzenlenen kesin hükmün koşulları gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kesin hüküm yönünden reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.12.2006 günü oybirliği ile karar verildi.