Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/15225 E. 2007/12253 K. 11.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15225
KARAR NO : 2007/12253
KARAR TARİHİ : 11.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 648 parsel sayılı 10125 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek … HANESİ açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … tarafından Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine açılmış olan tescil davası Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece, çekişmeli … 648 sayılı parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı … tarafından temyiz edilmiş, davacı gerçek kişi 12.12.2003 tarihinde zabıta tarafından mahkemeye getirilmiş, bu tarihte verdiği anlaşılan dilekçeyle temyiz isteminden vazgeçmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, 1988 yılında yapılıp, 30.03.1989 ila 30.09.1989 tarihleri arasında askı ilanı yapılmıştır.
1- Davacı gerçek kişi temyiz isteminden 12.12.2003 tarihinde feragat ettiğinden, temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı … Taşgın, 15.07.1988 tarihli dilekçeyle, Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine, … Köyünde sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescili için dava açmıştır. Dava konusu taşınmaz için 25.10.1991 tarihinde, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek … hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit tutanağı düzenlenmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinin gönderme kararıyla Kadastro Mahkemesine gelen dosya aslı ile birleştirilmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince; Kadastro Hakimi tarafların gösterdiği deliller ile bağlı kalmadan, gerekirse sonra haksız çıkacak taraftan alınmak kaydıyla, giderleri Hazineden karşılayarak, resen yapacağı araştırma sonunda, çekişmeli taşınmazın niteliğini ve kime ait olduğunu belirleyerek, doğru sicil oluşturmakla görevlidir. Yapılan araştırma sonunda çekişmeli
taşınmazın taraflardan biri yada davanın tarafı olmayan biri adına tapuya tesciline karar verme olanağı mevcuttur. Bu nedenlerle, davacı savı yanı sıra, davalıların savunmaları ile sav ve savunma dışında, doğru sicil oluşturma görevi cümlesinden, ihtiyaç duyulacak her türlü delil toplanıp, her türlü hukuki olgu araştırılacaktır.
Her ne kadar; mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı gerekçesiyle taşınmazın tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de, Kadastro Mahkemesinin resen yapacağı araştırma ile taşınmazın niteliğini ve malikini belirleyerek, doğru sicil oluşturma görevi gözetildiğinde, orman kadastrosu sonuçlarının ilanından önce açılan dava nedeniyle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, mevcut davanın tarafları ve çekişmeli taşınmaz yönünden, orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemez.
Çekişmeli taşınmazın komşu parsellerinin, Hazine adına tarla olarak tesciline ilişkin, Orman Yönetiminin taraf olmadığı kesinleşmiş mahkememe kararı, çekişmeli taşınmazın hukuki durumunu değiştirmeyecektir.
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki niteliği, orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanması suretiyle belirlenir. Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerdeyse, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde; mahkemece, kadastro tesbit tutanağında sözü edilen tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri), (dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları), komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle
işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kadastro tesbit tutanağında sözü edilen tapu kayıtları yöntemince zemine uygulanıp, değişebilir sınırlar içerip içermediği saptanarak, değişebilir nitelikte sınır içermesi yada bir kısım sınırlarının orman içinde kalması nedeniyle değişebilir nitelik arz … etmediği belirlenerek, sınırları değişebilir nitelikte ise, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı, orman veya ormandan açma değilse (eski tarihli haritalar ve fotoğraflarda orman olarak nitelendirilmese bile), miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine 11/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.