YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15337
KARAR NO : 2006/17086
KARAR TARİHİ : 06.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.04.2005 tarih 2004/14161-4488 sayılı bozma kararında özetle: “Yörede kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarının uzman orman ve fenni bilirkişiler marifetiyle uygulanması, kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı belirlendiğinde bu defa ziraat bilirkişi ile bitki örtüsü, … yapısının incelenmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların keşifte dinlenmesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu (B) =2915.65 m2’lik bölümünün davacı adına tapuya tesciline, arzın altındaki madenlerin devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh edilmesine, (A1 ve A2)= 2413.29 m2 ve 1767.94 m2’lik bölümlerin kesinleşen orman sınırları içinde kalan ormanlık alan olması nedeniyle bu bölümlere yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 11.08.1972 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Uzman orman bilirkişisi tarafından yörede 1972 yılında kesinleşen orman tahdit uygulaması tahdit haritası üzerinde kırmızı kalem ile çizilerek işaretlenmek sureti ile gösterilmiş olup çizilen şekil ile … bilirkişinin düzenlediği kroki şeklen birbirine uymamaktadır ve tahdit uygulamasının ne şekilde yapıldığı da anlaşılamamaktadır. Ayrıca, davacı gerçek kişinin açmış olduğu tescil davasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda 30.06.2004 tarih 2003/769-239 sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne, 10.06.2003 tarihli … bilirkişi raporunda belirtilen (A) harfli 4167.57 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, (B) harfli 2934.60 m2 yüzölçümündeki bölümün ise orman vasfında olduğu anlaşıldığından bu bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiş ve hükmün davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine (A) harfli bölüme yönelik olarak yukarıda Dairemizin tarih ve sayısı
-2- 2006/15337-17086
belirtilen ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda bu defa yine davanın kısmen kabulü yolunda karar verilmiş ise de ilk kararda orman olması nedeni ile reddedilerek kesinleşen (B) harfli taşınmazın bir bölümünün davacı adına tapuya tescili yolunda karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece (B) harfli 2934.60 m2’lik bölümün orman olma olgusunun kesinleştiği ve Orman ve Hazine yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu da gözetilmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ile memleket haritası ve … bilirkişi raporunda (XY) olarak nirengi noktaları gösterilen tescil krokisinin ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın bu haritalara göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve usuli kazanılmış hak ilkesi de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 06/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.