Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/15858 E. 2006/16129 K. 23.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15858
KARAR NO : 2006/16129
KARAR TARİHİ : 23.11.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Yayla Ören Köyü 102 ada 14, 15 ve 16 pasel sayılı taşınmazlar yüzölçümü yazılmadan, öncesinde bir bütün olarak 823 ve 824 tahrir numaralı vergi kayıtları kapsamında kaldığından, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Mahkemesinde davacı … tarafından davalı …, Hazine ve Köy tüzel kişiliği aleyhine açılmış olan el atmanın önlenmesi ve tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, Yayla Ören Köyü 102 ada 14 sayılı parsel dava konusu olmadığından gerekli usul işlemlerinin tamamlanması için tutanak aslının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine, 102 ada 15 ve 16 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerinin iptaline fen bilirkişi Uğur Aykanat tarafından düzenlenen 13.12.2004 tarihli rapor ve krokisinde (A ve C) ile gösterilen kırmızı kalemle tarılı bölümün 1646.62 m2 yüzölçümünde ev ve bahçe niteliğiyle toplam iki pay kabul edilerek 1 payının … 1 payının da … Kızı … adına tesciline, (B) ile gösterilen 433.53 m2 bölümün bahçe niteliğiyle …, (D) ile gösterilen 521.38 m2 bölümün han ve bahçe niteliğiyle Halil İbrahim Sönmez adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ile davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1947 yılında yapılıp, 05.10.1947 tarihinde ilan edilerek üç ay sonra 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra, 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
1- Davacı …, sınırlarını bildirdiği ekli krokide gösterilen 3000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kendilerine anneleri …’den kaldığı, bu taşınmazın 818 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı, bu taşınmazın kendisi tarafından …’ya satışına ilişkin adi satış senedinin iptali istemiyle, kardeşi Hayriye tarafından açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/410-1981/691 sayılı kararı ile kabul edilip, satış senedi iptal edildiği halde, davalı …’in bu taşınmazı …’dan satın aldığını iddia ederek, taşınmaza elattığını, elatmanın önlenmesini istemiştir. Yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz için 102 ada 14, 15 ve 16 parsel sayısı ile kadastro tespit tutunağı düzenlendiğinden, Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2002 … ve 1999/397-654 sayılı görevsizlik kararı ile dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir.

a) Çekişmeli Yayla Ören Köyü 102 ada 14 sayılı parselin dava konusu olmadığı belirlenerek bu parsele ilişkin tutanak aslının kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi yerindedir.
b) Çekişmeli 102 ada 15 ve 16 sayılı parsellerin (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin davacının tutunduğu 818 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı ve davacının annesi Emine’den geldiği yönünde gerçek kişi olan taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, bu taşınmazdaki … payının davalıların murisi Hüsnü Sönmezin bayi … (Acar)’a satış işleminin geçerli olup olmadığı, … ile … arasındaki taksim senedinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
… 11.05.1973 tarihinde davalı sıfatıyla … ve … aleyhine açtığı davada, annesi Emine’den kalan taşınmaz paylaşılmadığı halde, Rasih tarafından diğer davalı …’ya satıldığından söz ederek, davalıların el atmasını önlenmesini istemiş, … ise dava konusu taşınmazı … satın aldığı iddiasıyla davaya katılmış, …’in mirasının paylaşılmadığı bu nedenle yapılan satış geçersiz olduğundan, 20.04.1973 tarihli satış senedinin iptaline ve davalıların el atmasının önlenmesine ilişkin Asliyle Hukuk Mahkemesinin 07.09.1981 … ve 1973/410-1981/691 sayılı kararı, Hüsnü Sönmezin temyiz itirazları red edilerek Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.03.1982 … ve 1982/5822-5751 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmiştir.
… tarafından 21.11.1984 tarihinde davalı … aleyhine, davalı Hayriye’nin kardeşi tarafından …’a satılan taşınmazı ondan da kendisinin satın aldığı, taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının kendisine ait olduğunun tespiti iddiasıyla açılan ve Rasih’e yağınlaştırılan davanın, Hayriye ve Rasih’in ortak miras bırakanı Emine’nin mirası paylaşılmadan Rasih tarafından payının satılamayacağı gerekçesiyle reddine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.1989 … ve 1984/996-666 sayılı kararı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından 23.05.1991 … ve 1991/3364-5958 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmiştir.
Mahkemece, sözü edilen mahkeme kararlarının, taraflar için kesin hüküm olmasa da … delil kabul edilerek, Rasih tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli 102 ada 15 ve 16 sayılı parsellerin kadastro tesbitleri, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapıldığından, kadastro mahkemesine, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince bu taşınmazların gerçek niteliği ve maliklerini tesbit ederek doğru tapu sicili oluşturulmalı, çekişmeli 102 ada 15 ve 16 sayılı parsellerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, adlarına tescil kararı verilenler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığı usulünce belirlenmelidir.
O halde öncelikle, var ise yöreye ilişkin imar planları ve haritası, imar planlarının yapımında kullanılan şehir fotoğrafları, son 20 yılda çekilmiş hava fotoğrafları, son 20 yıla ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, 1948 yılında yapılıp kesinleşen ve 2002 yılında 3402 Sayılı Yasının 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro işlemlerine ilişkin tüm tutanaklar ve haritalar, çekişmeli yerin doğal yada kültürel sit alanı olup olmadığı sorularak, koruma kurulu kararı varsa bu karar ve eki olan haritalar ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir fen elemanı, bir arkeolog bilirkişi ve bir ziraat uzmanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2002 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve haritalar ile arazi kadastro paftası ölçekleri
denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 15-20 adet orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ayrı ayrı 1948 ve 2002 tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, getirtilen diğer belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli,
Belirtilen yöntemle yapılacak araştırma sonunda, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği taktirde bu kez, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu cümleden, şehircilik planlamasında kullanılan hava fotoğraflarında ne şekilde görüldüğü, komşu veya yakın parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaz bölümlerini ne şekilde nitelendirdikleri, kültürel veya doğal sit alanı olup olmadığı, imar planı içinde olup olmadığı, bu niteliği itibariyle imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı saptanmalı, davacı ve davalı tanıkları taşınmaz başında dinlenip, kimin tarafından ne şekilde zilyet edildiği, bu zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı somut olaylara dayalı olarak sorulmalı, ziraat uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılarak taşınmazın tarım toprağı olup olmadığı, imar ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve kaç yıldır zilyet edildiği, taşınmazın üzerindeki ağaçların cinsleri, yaşları, aşı yaşları, sayısı ve dağılımı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli, davacı ve davalı gerçek kişiler yönünden vergi kaydı miktarı ile geçerli kapsamı dışındaki bölümler için 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen kısıtlamaların aşılıp aşılmadığı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme kayıtlarından araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendin (a) ve (b) paragraflarında açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin tüm, yukarıda birinci bendin (a) paragrafında açıklanan nedenlerle de Hazinenin Yayla Ören Köyü 102 ada 14 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bendde açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile Yayla Ören Köyü 102 ada 15 ve 16 sayılı parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA, 23.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi.