YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15928
KARAR NO : 2007/1658
KARAR TARİHİ : 15.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 13.12.2002 havale tarihli dilekçesiyle, … Köyü (Mahallesi) 8311 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde iken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemenin 11.02.2004 gün ve 2002/1297-35 sayılı, İptali istenen tapu kaydının idari karar ile oluşturulduğu, tapu kaydının oluşturulmasına ilişkin encümen kararı iptal edilmeden, tapu kaydının iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle başkaca bir araştırmaya girmeden davanın reddine ilişkin kararı, Hazine temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2004 gün ve 2004/8555-13605 sayılı kararıyla “Mahkemenin emsal gösterdiği Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.03.1998 gün ve 1998/631-2470 sayılı kararı gerçek kişiler ve Belediye arasında görülen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.1997 gün ve 1997/315-456 sayılı kararının onanmasına ilişkin olup, mahkemenin emsal gösterdiği, … Asliye 1. Hukuk mahkemesinin 16.10.2002 gün ve 2001/375-965 sayılı kararı ile ve somut olayla ilgisinin olmadığı, Kesinleşmiş devlet ormanı içinde Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın imar uygulaması ve Belediye Meclisi kararı ile oluşturulan tapu kayıtlarının hukuki değeri olmadığı gibi, kesinleşmiş orman sınırları içindeyken Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazların tasarruf şekli 2924 Sayılı Yasa hükümleri ile belirlendiği, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğinin benimsendiği, sözü edilen kararda öngörülen Özel Yasaların 2510 Sayılı İskan, 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ile 5658 Sayılı Orman Yasasına ek yasalar olduğu, gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan her türlü kayıt ve belgeler ile mahkeme ilamları yasal değerlerini yitirdiği, makiye ayrılan yerlerle özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulardan başka tapulara değer verilemeyeceği (HGK 27.02.2002/1-19 E.-97 K.), Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Karanının konusunun makilik yerlerde zilyetliğe değer verilip verilmeyeceğiyle ilgili olmadığı, İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde bu konunun, bir kelime ya da cümle halinde dahi yer almadığı, yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararının genişletilemeyeceği, davacının sözü edilen Y.İ.B.B.G.K.’nın kabul ettiği anlamda özel yasalar uyarınca oluşturulmuş bir tapu kaydı bulunmadığı, makiye ayrılan
-2- 2006/15928-2007/1658
yerlerin zilyetlikle kazanılmasına olanak bulunmadığı, maki komisyonlarının yaptığı işlemin 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin öngördüğü anlamında “orman sınırı dışına çıkarma” işlemi değil “makilik yer olduğunu belirleme” işlemi olduğu, 5653 Sayılı Yasada tahdit komisyonlarına orman sınırı dışına çıkarma yetkisi verilmediği, orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği 1947 tarihinde yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi hükmüne göre “tahdidi yapılmış ve kesinleşmiş ormanlar Hazine adına tescil olunur.” bu yasayı yürürlükten kaldıran ve 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe konulan 6831 Sayılı Orman Yasasının 11. maddesinin 4. fıkrasının da “kadastrosu yapılıp kesinleşen devlete ait ormanlar tapu dairelerince hiçbir harç, vergi ve resim alınmaksızın Hazine adına tapuya tescil olunur” hükmünü taşıdığı, bu yerde orman kadastrosu 1947 yılında kesinleşmiş olduğuna göre, yasanın emredici hükmü gereğince, dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edilmiş olması gereceği, tapulu devlet ormanının bir bölümünün, 6831 Sayılı Yasanın 2. ya da 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması halinde, yerin yine Hazinenin tapulu taşınmazı olmaya devam edeceği, bu konunun 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gerekçesinin 19. paragrafında yer aldığı, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki makilik alanın ayrılması o yeri tapusuz hale getirmeyip, sadece niteliğini değiştirdiğinden makilik cinsi ile tapulu olma halini sürdüreceği, bu yerin imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gibi, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin de yine orman niteliği değişmiş olarak Hazine adına tapulu olmaya devam edeceğinden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağı, kesinleşen orman kadastrosunun sonradan tapuya tescil edilmesi mülkiyet hakkının doğumu için gerekli olmadığı, tescil işlemi, kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğundan yine durumun değişmeyeceği, hukukumuzda ilk kez orman dışına çıkarmaya ilişkin yasal düzenleme 1961 Anayasasının ormanla ilgili 131. maddesindeki değişikliğe paralel olarak 04.07.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1744 Sayılı Yasayla yapılmdığı, 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasalar ile değişiklikler gerçekleşmekle birlikte, Anayasadan kaynaklanan bu düzenleme varlığını sürdürdüğü, 6831 Sayılı Yasanın değişik 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 ve 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilebilecek hali yerlerden farklı olduğu, nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan bu yerler, Anayasanın 170. maddesi ve 2924 Sayılı Yasa ile belirlenen amaçların gerçekleştirilmesi için Orman Bakanlığının emrine geçeceği, Hazine dahi diğer özel taşınmazlarında olduğu gibi bu yerlere serbestçe tasarruf edemeyeceği, şöyle ki; 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasının 1, 2, 3 ve 11. maddesi, Anayasa Mahkemesinin 30.03.1993 gün ve 1992/48-14 sayılı, 17.10.1983 günlü, 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasanın: 11. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci tümcesinin sonundaki “…kullanan kişilerin adları kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir.” üçüncü fıkrasının “3402 Sayılı Kadastro Yasasına göre bu yerlerin kadastrosu öncelikle yapılır” diyen ilk tümcesinden sonra gelen ve iptal edilen kuralı dışında kalan diğer kuralları, dördüncü ve beşinci fıkralarını iptaline ilişkin kararı ve bu kararın gerekçesi, yine Anayasa Mahkemesinin, 28.11.2002 günlü Resmi Gazetede Yayınlanan, 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı; 24.02.1984 günlü, 2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Yasanın Geçici 2. maddesinin 22.05.1986 günlü, 3290 Sayılı Yasa’nın 14. maddesiyle değiştirilen (e) bendinin iptaline ilişkin kararları birlikte gözetildiğinde, orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer hali yerlerden farklı statüdeki taşınmazlar olduğu, orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin bedeli karşılığında satılmasını öngören yasaların dahi Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasada gösterilen amaç dışında tasarruf edilemeyeceği gerekçesiyle iptal edildiği, devletin özel mülkiyetinde bulunan tapulu ve tapusuz taşınmazlar Hazine tarafından bedeli karşılığında her zaman, herkese satılabileceği ya da başka bir amaçla tahsis edilebileceği halde, orman rejimi
-3- 2006/15928-2007/1658
dışına çıkartılan yerlerin bedeli karşılığında dahi satılamayacağı, Anayasa Mahkemesi kararlarında açıklandığı gibi, bedeli karşılığında bile Devlete satma yetkisi tanınmayan taşınmazların diğer hali yerler gibi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilmesi düşünülemeyeceği, Hazine, çekişmeli taşınmazın, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içindeyken, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açtığına göre, iddiası doğrultusunda delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 8311 ada 10 sayılı parselin davalı gerçek kişi adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyünde yer alan ve arsa niteliğinde 224 m2 yüzölçümünde bulunan dava konusu parsel davalı … adına tapuda kayıtlı olup, imar uygulamasıyla 16.07.1985 tarihinde oluşturulmuş, 01.04.1997 tarihinde tashihen … Belediyesi adına kaydedilmiş, 327 sayılı parselin ifrazı ile 01.06.1997 tarihinde oluşmuş, 21.01.1998 tarihinde davalıya satılmıştır.
Bozma kararı gereğince yapılan araştırma inceleme ve kesinleşmiş orman kadastrosuna ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına, makiye ayırmaya ilişkin tutunak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin, 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1744 Sayılı Yasa döneminde 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, bu işlemin idare mahkemesince iptal edildiği, 1989 yılında yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla yeniden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, yukarıda sözü edilen Yargıtay bozmasında söz edildiği gibi bu tür yerlerde imar uygulaması yapılamayacağı gibi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla de edinilemeyeceği, ihdasen … Belediyesi adına oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı belirlenerek, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 15/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.