YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1615
KARAR NO : 2006/3533
KARAR TARİHİ : 20.03.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi, davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu, … Köyü 195 ada 193 parsel sayılı 66250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı, kadastroda belgesizden kendisi adına tespiti yapılan 134 ada 5 nolu parselin batı kısmında ve çekişmeli taşınmaz içinde kalan yaklaşık 700 m2’lik yerin kendisine ait olduğunu, bu yeri Hüriye …’ten satın aldığını ve zilyetilğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi krokisinde A=527.83 m2’lik bölümün davacı … adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tescile karar verilen (A) bölüme, davacı … de reddedilen (B) bölüme yönelik olarak hükmü temyiz etmişlerdir.
Dava 10 yıllık hak düşürücü sürede aşılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmış ve kesinleşmiştir.
Mahkemece taşınmazın (A) 327,83 m2’lik bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuşsa da, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükümlerine göre kadastro ekiplerince orman niteliği ile tespit tutanağı düzenlenip kesinleşmesi sonucu Hazine adına orman niteliğiyle tapu kaydı oluşturulan parselin zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde öngülen 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosunun ve dolayısıyla tapu kaydının iptaline ilişkindir. Kural olarak; bir taşınmazda orman kadastrosu genel arazi kadastrosu ile birlikte 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmışsa ve arazi kadastro ekipleri, orman kadastro komisyonunun düzenlediği tutanak ve hariya aynen uyarak, o yer hakkında orman niteliğiyle tespit tutanağı düzenlenmişse, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler askı ilan süresi içinde bu yerin özel mülk olduğu iddiası ile zilyetlik, tapu vergi kaydı ya da başka bir belgeye dayanarak kadastro mahkemesinde dava açabilirler. Tespit tutanağının orman olarak kesinleşmesinden sonra ise; 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince artık zilyetliğe dayanarak dava açamazlar. Sadece, tapulu yerler için 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde tapu iptali ve tescil davası açma olanağı tanınmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2005 gün ve 2005/20-237 E. – 2005/377 K. sayılı ilamında da “3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu (ilgili dosyada) 1992 yılında kesinleşmiş dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapu kaydı oluşmuş ve taşınmaz kamu malı olmuştur. Temyize konu dava 3402 Sayılı kadastro Yasasının 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık süre içinde vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetilğine dayanılarak açılmıştır. Ne var ki; kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesi gereğince; ancak, tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilir. Davacı, tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemez” denilmektedir.
Somut olayda; 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda dava konusu 195 ada 193 parsel sayılı taşınmaz 1996 yılında orman niteliği ile tespit edilmiş ve kesinleşerek Hazine adına tapu kaydı oluşmuş ve taşınmaz kamu malı oluşmuştur. Kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D. ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1 maddesi gereğince; ancak, tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilir. Davacı tapu kaydına dayanmadığından ve yalnızca zilyetliğe dayalı olarak da kesinleşen orman kadastrosunun iptali istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’in taşınmazın reddedilen (B) bölümüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, Hazine ve Orman Yönetimin tescile karar verilen (A) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 20.03.2006 günü oybirliği ile karar verildi.