YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16310
KARAR NO : 2007/120
KARAR TARİHİ : 15.01.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … … ile … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2004 tarih 2004/6338-7666 sayılı bozma kararında özetle: “bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, 1971 basım tarihli memleket haritasında 467 ada 28 parselin beyaz renkli … alanları kapsamında kaldığı bildirilmiş, rapora eklenen memleket haritası fotokopisinde ise taşınmaz beyaz renkli … alanlarını ifade eden bölümde işaretlenmiştir. Ayni şekilde hükme dayanak alınan Orman Yüksek Mühendisleri …, … , … tarafından düzenlenen raporda da memleket haritasında 467 ada 28 nolu parselin beyaz renkli … alanları kapsamında kaldığı bildirilmiş, rapora eklenen memleket haritası fotokopisinde ise taşınmaz beyaz renkli … alanlarını ifade eden bölümde işaretlenmiştir
Dosyada yapılan 1. keşif sonucu Bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi … … tarafından düzenlenen rapora da ise taşınmazın ormanı simgeleyen yeşile … alanlar içersinde yer aldığı bildirilmiş olup bu rapora eklenen memleket haritası ile Bilirkişiler Orman Yüksek Mühendisleri … , … ve … taraflarından düzenlenen rapor ile Orman Yüksek Mühendisleri …, … , … tarafından düzenlenen raporlara eklenen memleket haritasında yaptıkları işaretlemeler ve bu memleket haritalarındaki semboller ve yeşile … orman alanları bir birinden gözle ayırt edilebilecek biçimde farklı olduğu halde, ayrı ayrı iki tarihte düzenlenen memleket haritası bulunup bulunmadığı ve en eski tarihlisinin hangisi olduğu üzerinde durulmamıştır. Diğer taraftan, aynı tapu kaydına dayanılarak kadastroca tespit edilen taşınmazlara ilişkin davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu halde, davalar birleştirilmediği, kadastro tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleri getirtilmediği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 466 ada 14 nolu parseli ile 467 ada 28 nolu parselin (467-A)’de gösterilen 10436.02 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, 467 ada 28 parselin (467-B) ile gösterilen 3074.03 m2’lik bölümünün tesbit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … … ile … tarafından 467 ada 28 nolu parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; karara dayanak alınan … bilirkişi … tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna ekli krokide dava kousu 467 ada 28 nolu parsel 467/A ve 28 ile gösterilerek iki parçaya bölündüğü kabul edilerek karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden
yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının (A-2) bendinin tamamen kaldırılarak, bunun yerine hüküm fıkrasının (A-2) bendine “467 ada 28 parselden geriye kalan ve 21.07.2006 havale tarihli bilirkişi raporunda 28 ile gösterilen 3074.03 m2’lik kısmın aynı ada ve parsel numarası ile davalı adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 15/01/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.