Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/16318 E. 2006/16625 K. 30.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16318
KARAR NO : 2006/16625
KARAR TARİHİ : 30.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü 1294 ada 2 parsel sayılı 21438,49 m2 (2859 Sayılı Yasa gereğince yenilemeden önce 1441 parsel sayılı 22.000,57 m2) yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığını belirtilerek tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Yörede 1978 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi ve 2. madde çalışması bulunmaktadır.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın % 35 eğimli olduğunu, yörede 1977 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında bırakıldığını,resmi belgelerde ise açık alanda kaldığını ve orman sayılan yerlerden olmadığını açıklamışlardır. Dairemizin 11.05.2006 tarih 2006/3756 E. 6604 K. sayılı iade kararı üzerine aynı uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.06.2006 tarihli ek raporda ise çekişmeli taşınmazın (A) harfli 2300.25 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfli 19.138.24 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılamayan yerlerden olduğu açıklanarak buna ilişkin orman tahdit noktalarını gösteren kroki düzenlenmiştir. Aynı bilirkişi kurulunun düzenlediği iki rapor arasında kesinleşen orman tahditinin uygulanmasına yönelik olarak çelişki bulunduğundan sözkonusu raporlar esas alınarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 429 ve 430 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanakları ile kadastroca oluşan tapu kayıt örnekleri, yörede 2859 Sayılı Yasa ile yenileme kadastro çalışmaları yapılmadan önceki kadastro çalışmasına ilişkin ilk kadastro paftası dosyaya getirtilmeli,orman tahdit haritasının kadastro paftası üzerine yapıldığı hususu göz önüne alınarak, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.