Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/16388 E. 2007/163 K. 16.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16388
KARAR NO : 2007/163
KARAR TARİHİ : 16.01.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

… Köyünde 1986 yılında yapılan kadastro sırasında 375, 376 ve 801 parsel sayılı sırasıyla 7836 m2, 7843 m2 ve 11820 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 364 sayılı parsele uygulanan Mayıs 1953 tarih 103 ve Haziran 1965 tarih 147 numaralı tapu kaydının miktar fazlası olduğu ve … sınırları içinde kaldıkları nedeniyle tapulama harici olarak sınrılandırılmış, 376 sayılı parsele … Belediyesi Tüzelkişiliğinin 801 sayılı parsele ise …’nun yaptığı itirazlar kadastro komisyonunun 06.11.2001 tarihli kararı ile kabul edilerek 376 ve 801 sayılı parsellerin tespitlerinin iptali ile 376 sayılı parselin … Belediye Tüzelkişiliği, 801 sayılı parsel ise … adına tescile karar verilmiş, davacı …’nun 06.02.2001 günlü dilekçe ile kadastro mahkemesinin 2001/37 esasında açtığı dava ile 375, 376 ve 801 sayılı parsellerin 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek adına tescilini istemiş; yine, …’nun 02.03.1998 tarihli dilekçe ile asliye hukuk mahkemesinde açtığı davada tespit dışı bırakılan 375, 376 ve 801 sayılı parsellerin adına tescilini istemiş, Orman Yönetimi taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmış, mahkemece taşınmazların kadastro mahkemesinin 2001/37 esasında davalı oldukları belirtilerek görevsizliğe ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Hazine vekilinin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2001 gün ve 2001/6416-7435 sayılı kararı ile “Hazine yararına vekalet ücreti tayin edilmesi gereğine değinilerek” bozulmuş, bozma sonrası mahkemece görevsizlik kararı verilerek dava dosyası kadastro mahkemesine gönderilmiş, her iki dava dosyası ile Hazinenin 801 sayılı parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile kadastro mahkemesinde açtığı dava birleştirildikten sonra 2001/37 esas üzerinden yargılama yapılarak, 801 sayılı parsele ilişkin davacı …’nun davasının husumet nedeniyle reddine, 376 sayılı parsele ilişkin davasının esastan reddine, 376 ve 801 sayılı parsellere yönelik Orman Yönetimi ve Hazinenin davalarının kabulü ile 376 ve 801 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tescillerine, 375 sayılı parselin tapulama dışı bırakıldığı ve davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizliğe karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastro çalışması bulunmamaktadır.

1- Çekişmeli 376 sayılı parselin uzman orman bilirkişi raporuna göre 0.7 kapalılıkta yapraklı ağaç türlerinden oluşan eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, 376 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, tespit dışı bırakılan 375 sayılı parsele ilişkin de, 3402 Sayılı Yasanın 25/son ve 26. maddeleri gereğince görevsizliğe karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı …’nun 375 ve 376 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı …’nun 801 parsel sayılı taşınmazların temyiz itirazlarına gelince;
Keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 801 sayılı parselin resmi belgelerde açık alanda gözüktüğü ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtildiği halde, mahkemece ziraatçi bilirkişinin taşınmazın evveliyatının orman olduğu ve tahminen 70-80 yıl önce açıldığına ilişkin raporunun kabul edildiği, ormancı bilirkişinin raporu orijinal memleket haritası ölçeği ile kadastro paftası ölçeğinin eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmediği için denetlenemediği gibi, ziraatçi bilirkişi raporu da bilimsel verileri içermediği ve soyut nitelikte olduğu için taşınmazın orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir. Yetersiz ve denetlenemeyen raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 364 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı ilk oluştuğu sınırlar itibariyle uygulanarak, taşınmazın 364 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olup olmadığı yönü üzerinde durulmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile 376 ve 801 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 801 sayılı parsele yönelik BOZULMASINA 16/01/2007 günü oybirliği ile karar verildi.