Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/16503 E. 2006/18326 K. 26.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16503
KARAR NO : 2006/18326
KARAR TARİHİ : 26.12.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : ŞAKİHE … VE ARK.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 05/05/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … … ve ark. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26/12/2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … … ve arkadaşları vekili Av. Nahide … ile karşı taraftan … Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Mahallesi 280 ada 51 parsel 897.20 m2 ve 308 ada 17 parsel 30715.96 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiş, davacı …, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi davalılar adına tapuya tesciline ilişkin 06/006/2003 günlü hükmün … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/09/2004 gün ve 2004/9319-8296 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin anılan bozma kararında özetle; “Mahkemece 16.05.2000 tarihinde her iki parsel üzerinde yapılan ilk keşifte uzman bilirkişinin resmi belgelere dayalı olarak usulüne uygun yaptığı inceleme sonucu verdiği raporda orman sayılan yerlerden olduğunu bildirdiği, itiraz üzerine 19.09.2000 tarihinde yapılan ikince keşifte uzman bilirkişi kurulu resmi belgelere göre yaptığı inceleme sonucu 17 sayılı parselin orman sayılan, 51 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıkladığı, bu durumda, iki raporun biribirini doğruladığı ve 17 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, 30.11.2000 tarihinde yapılan üçüncü keşifte dinlenen bilirkişi kurulu ise 51 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğunu bildirdiği, böylece bu parsel hakkında da bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildiği halde, usulen hiç gereği yokken mahkemece 30.04.2001 tarihinde 4. ve 09.05.2003 tarihinde 5. kez keşif yapıldığı ve öncesi raporlar ile çelişki yaratıldığı, kaldı ki; aksi düşünülse bile, 280 ada 51 sayılı parselin Kuzey komşusu olan 13 ve 50 parsel sayılı taşınmazlar kadastro mahkemesinin 1998/21-51 sayılı kesinleşen kararı ile hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, 308 ada 17 sayılı parsele Doğudan komşu 18 sayılı parsel kadastro mahkemesinin 1998/75-52, Güneyden komşu 16 sayılı parsel 1998/73-33 sayılı, 15 sayılı parsel 1998/72-12, Batıdan komşu 8 sayılı parsel 1998/73-33, yine Kuzeydoğusunda komşu 41 sayılı parselin 1998/98-42 sayılı hükümlerle orman sayılan yerlerden olduklarının belirlendiği, bu durumda, çevresi orman olan taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine göre de orman içi açıklık konumunda olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilerek

-2-
2006/16503- 18326

hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma karına uyulduktan sonra davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu 308 ada 17 ve 280 ada 51 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilerine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden alınarak davacı … Yönetimine verilmesine ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.