YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16524
KARAR NO : 2006/16716
KARAR TARİHİ : 01.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 29/05/2006 gün ve 2006/4693-7443 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde Orman Yönetimi vekili ile davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … köyü 138 ve 140 sayılı kadastro parselleri hakkında 1999 yılında yapılan imar uygulaması sonucu adına tapuya kayıt edilen 8238 ada 25 parsel sayılı 500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 250 m2’lik bölümünün öncesi orman olmadığı halde 14/04/1997 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığını ileri sürerek, bu bölüme ilişkin orman kadastrosunun iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 8258 ada 2 sayılı parselin krokide (A) ile işaretli 250 m2 yüzölçümlü bölümün orman sınırı içine alınma işleminin iptaline, orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle dairece (Keşifte dinlenen bilirkişilerin düzenlediği krokili rapora göre, dava konusu olan 8258 ada 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen 250 m2 yüzölçümlü bölümünün l38 ve l40 sayılı parsellerin kadastro çapı içinde değil, 137 sayılı parselin kadastro çapı içinde kalmaktadır. 137 sayılı parsel, Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Orman Kadastrosu 14/04/1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş ve 14/10/1997 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Orman kadastrosu kesinleşip taşınmaz kamu malı orman niteliğini kazandıktan sonra 1998 yılında yapılan imar uygulaması sonucu 8258 ada 2 sayılı parsel 1999 yılında davacı adına tescil edilmiştir. Bu tür tapu kayıtları, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde sözü edilen “tapulu arazi” olarak kabul edilemeyeceği gibi, kesinleşen orman kadastrosuna itiraz davalarında zilyetlik iddiası ile açılan dava dinlenemez. 6831 Sayılı Orman Yasasına tabi olan taşınmazlar hakkında 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre imar uygulaması yapılamaz. Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve kamu malı niteliğinde bulunan ormanlar bu yasada hüküm bulunmayan hallerde özel yasalar hükümlerine tabidir. H.G.K.nun 24/03/1999 gün ve 1999/1-170-167 ve 21/02/1990 gün 1989/1-70-101 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil istemi yok hükmündedir. Bu tür taşınmazlar hakında Medeni Yasanın 1023. (E931) maddesi gereğince iyi niyet iddiasında bulunulamaz. Yine, H.G.K.’nun 07/12/1997 gün ve 1997/1-655-1003 sayılı kararında kabul edildiği gibi kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin
-2-
2006/16524- 16716
yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasada kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde olup, buna dayanılarak yapılan tescil de YOLSUZ TESCİL niteliğindedir. Yasalarımız tapu sicili iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine vermiştir. Bu nedenle, … yada Hazine tarafından davacı adına olan tapu kaydının iptali için her zaman dava açılabilir.
Açıklanan nedenlerle, dinlenme olanağı bulunmayan orman kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken imar uygulaması ile oluşan tapu kaydına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.)nedeniyle bozulmuştur. Bu kez davacı … … ile Orman Yönetimi vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dairemiz kararının, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygun olduğu anlaşıldığına göre , bundan ayrı, davaya konu taşınmazın 8238 ada 2 sayılı parsel olmasına rağmen mahkeme kararında ve Yargıtay ilamında 8258 ada 2 parsel olarak yazılması maddi hata niteliğinde olduğundan,mahallinde düzeltilebileceği sebebiyle karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 140.00.- YTL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 25.10.- YTL. red harcının düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınmasına 01/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.