YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16534
KARAR NO : 2007/991
KARAR TARİHİ : 29.01.2007
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 17/04/2003 tarihli dava dilekçesinde davalılar adına tapuda kayıtlı … Köyü 404 parsel sayılı 57000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, davalılardan .’ın 2003/313 sayılı dosyada taşınmazın orman sınırı içine alınan bölümünün orman olmadığını ileri sürerek dava bu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece, davacı .’ın davasının reddine, davacı … Yönetiminin davasının kabulüne, 404 sayılı parselin 10/06/2004 tarihli … bilirkişi krokisinde D=47196 m2’lik bölümün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline dair verilen hükmün davacı ve davalı . vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 13/02/2006 gün ve 14088-1370 sayılı ilamı ile onanmış, karar düzeltme istemi de 16/06/2006 gün ve 6254-8464 sayılı ilamı ile reddedilerek kesinleşmiştir. Davalılardan ., ., . vekili, dava dilekçesinin ve kararın kendilerine tebliğ edilmediğini, usulünce adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğ edilmesinin usül ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmü temyiz etmişlerdir.
Dava, tapu iptali tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 26/03/2002 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava konusu 404 sayılı parsel müşterek mülkiyet hükümlerine göre paylı olarak davalılar adlarına tapuda kayıtlıdır. Orman Yönetiminin 17/04/2003 tarihinde davalılar aleyhine resmi belgelere ve kesinleşen tahdide göre açtığı tapu iptali ve tescil davası sonunda, mahkemece uzman orman bilirkişiler kurulu ve … bilirkişi aracılığı ile yapılan uygulamada çekişmeli taşınmazın, D=47196 m2’lik bölümünün kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu; A=4611 m2, B=2730 m2 ve C=2463 m2’lik bölümlerinin tahdit dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanarak verilen hükümün . vekili tarafından temyizi üzerine Dairece onanmış ve karar düzeltme istemi de reddedilerek kesinleşmiştir.
Davalılardan ., . ve . vekilinin kararın usulünce adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğinin geçersiz olduğu iddiasıyla, kesinleşen kararı temyiz etmiştir. Yapılan incelemede; dava dilekçesinin tebliğine ilişkin çıkartılan tebligatlarda, . ve .’nün …’ta ikamet ettiği, .’nın ise ismen tanınmadığı tebligatlara yazıldığı, adres araştırmasından sonra yapılan ikinci tebligatlarında, davalıların adreslerinden adres bırakmadan ayrıldıklarının bildirilmesi üzerine gazete yoluyla ilanen tebliğat yapıldığı, yine kararın da aynı şekilde ilgililerine ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca taşınmazda müşterek mülkiyet hükümlerine göre pay sahibi olan davalılardan . ve … .’ın da davadan haberdar edilip yargılamayı da takip ettikleri anlaşıldığından, temyiz eden davalıların bu davadan haberdar olmadıkları hayatın olağan akışına uygun değildir. Bu durumda ilanen tebligatın yapıldığı 11 Haziran 2005 tarihinden temyiz dilekçesinin verildiği 18/10/2006 tarihine kadar H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirilmiş bulunduğundan, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine 29/01/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.