Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/16611 E. 2007/574 K. 22.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16611
KARAR NO : 2007/574
KARAR TARİHİ : 22.01.2007

MAHKEMESİ.:Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespitin iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı . mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
.Davacı .mirasçıları vekili tarafından, davalılar . ve . aleyhine 28.01.2004 gününde verilen dilekçe ile . Köyü 101 ada 19, 110 ada 1, 141 ada 7, 147 ada 32, 4 ve 53 parsellerde kayıtlı taşınmazların kadastro sırasında davalılar adlarına tespit edildiğini, taşınmazların murisleri Vedat Öner’e ait olduğunu, tespitlerinin iptali ile adlarına tescilinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, davanın reddine dair verilen 31.01.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı. mirasçıları vekili tarafından istenilmiştir.
Orman Yönetimi, 20.10.2004 havale tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunmuş, mahkemece bu talep kabul edilerek 24.05.2005 tarihinde Orman Yönetiminin duruşmalara kabulüne karar verilmiştir. Ancak, kendisinden müdahale harcı alınmamış, karar başlığında taraf olarak Orman Yönetimi gösterilmemiş, hüküm de kendisine tebliğ edilmemiştir.
Dava, tapu kaydı ve zilyetliğe dayalı olarak açılan kadastro tespitine itiraz davasıdır. Davacılar,. Köyünde bulunan davalı taşınmazlara ait ellerinde çok sayıda tapu kaydı olduğu ve zilyetliklerinde bulunduğu iddiası ile dava açmışlardır. Ancak, mahkemeye bildirdikleri tapu kayıtlarının sayısının çok olması ve keşifte uygulama zorluğu nedeniyle mahkeme, H.Y.U.Y.’nın 163. maddesine göre kendilerine kesin süre vererek bu tapu kayıtlarının keşifte uygulanabilir sayıya indirmelerini istemiş, aksi takdirde keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağını bildirmiştir. Ancak, bunu yaparken davacı tarafın aynı zamanda zilyetliğe dayandığını da gözardı etmiştir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle davaya katılan Orman Yönetiminden davaya katılma harcı alınarak ve davada taraf olduğu gözönünde bulundurularak tüm taşınmazlarda usulüne uygun orman araştırmasının yapılması gerekir. Bu nedenle;
Mahkemece, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman tahdidi yapılıp yapılmadığı Orman İşletme Müdürlüğünden sorularak, yapıldı ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile onaylı orman tahdit haritası getirtilerek yapılacak keşifte orman bilirkişi yardımıyla uygulanarak, davalı taşınmazların tahdit hattına göre konumu belirlenmelidir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; böylesine yapılacak bir araştırma sonucu taşınmazların orman olmadığının anlaşılması halinde davacı tarafın zilyetlik tanıkları ve mahalli bilirkişi taşınmaz başında dinlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından kaç yıl ne şekilde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı araştırılmalı; tapu kaydı ayırdedilip sunulursa mahalli bilirkişi yardımıyla zemine uygulanmalı; tapu kaydının miktarı ile geçerli olup olmadığı düşünülmeli ve kapsamı belirlenmeli; … bilirkişi krokisi üzerinde tüm sınırlar gösterilerek keşfi izleme olanağı sağlanmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve amacını aşan kesin önele dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıbmirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 22/01/2007 günü oybirliği ile karar verildi.