YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17019
KARAR NO : 2007/835
KARAR TARİHİ : 25.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.05.2005 gün 2005/2-5869 sayılı bozma kararında özetle: “1999/65-136 sayılı dosyadaki (A) ve (B) ile gösterilen bölümler dava konusu olmasına rağmen (B) ile gösterilen bölüm ile ilgili olarak olumlu-olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiştir. Belirkişilerin çizdikleri orman tahdit hattı açı eğim, yön ve mesafe bakımından tutanaktaki tariflere uygun görülmediğinden yeniden orman tahdit haritası ve tutanaklarının bilirkişiler marifeti ile uygulanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu (A) ile gösterilen 808.27 m2’lik taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, elatmanın önlenmesi ve kal talebi ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1-Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
… Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün 06.11.2006 tarih ve 34611 sayılı yazısı ile temyizden vazgeçildiği anlaşılmakla, davacı Hazinenin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince :
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı açıklanmış ve tahdit hattına göre taşınmazın konumu krokide gösterilmiştir. Ne var ki; uzman bilirkişi kurulunun düzenlediği rapor ekindeki krokide 259 nolu orman tahdit noktası kadastro paftasındaki dava dışı 93 parselin batı yönünde devlet … ormanı olarak tescil harici bırakılan taşınmaz içinde bir yerde gösterilmiş ise de, orman kadastro çalışma tutanağında “82 kadastro parseli nolu … Işıloğluna ait tarlanın kuzey sınırında mevcut evinin 15 m. kadar kuzey doğusunda mevcut oymaca in sırtının meskur eve bakan burundaki köklü kayaya ve aynı fotoğraftaki yerine 259 O.T.S. işlendi, 82 kadastro parseli nolu tarlanın kuzey doğu hudut patika yolu boyunca kuzey batı yönde takip edilerek 73 kadastro parseli nolu … Kafalı’ya ait tarlanın güney doğu köşesine gelindi, bu tarlanın doğu hududuna uyularak kuzey yönde 80 m. kadar gidilmek sureti ile bu tarlanın bittiği ve 72 nolu … Işıloğlu’na ait tarlanın başladığı sınır noktasından kuzeye dönüldü ve bu yönde … ışıl tarlasının başladığı sınır noktasından kuzeye dönüldü ve bu yönde … Işıl tarlasının güney hududuna uyularak 11 nolu kadastro
poligon noktasının 50 m. kadar güney doğusunda mevcut hemen yolun gidiş yönümüze göre sağ kenarında mevcut köklü kayaya ve aynı fotoğraftaki yerine 260 O.T.S.noktası işlendi …” denilmekte olup, bu çalışma tutanaklarına göre orman tahdit noktaları yörede 1954 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında belirlenen parsellere göre tarif edilmektedir. Buna göre, 259 nolu orman tahdit noktasının 82 parsel sayılı (ifrazla 2380, 2379) … Işıloğlu’na ait taşınmazın kuzey sınırında bulunduğu tartışmasızdır. 260 nolu orman tahdit noktasının ise, 82 parsele sayılı taşınmazdan itibaren kadastro paftasında da gözüken patika yol takip edilerek … Kafalı adına tesbit edilen 73 parsel sayılı taşınmaz geçilerek, yine … Işıloğlu’na ait 72 parsel sayılı taşınmazın güney hududu takip edilerek bu parselin bitişiğindeki yol kenarında bir yerde olduğu saptanmıştır. Oysa, uzman orman bilirkişi kurulu 259 nolu orman tahdit noktasını kadastro paftasında devlet … ormanı olarak tescil harici bırakılan taşınmazın içinde … Işıloğlu’na ait 82 parsel sayılı taşınmaza uzak bir yerde, 260 nolu orman tahdit noktasını ise yine orman olarak tescil harici bırakılan alanda 72 ve 73 nolu kadastro parsellerinin kadastro sınırlarına ve kadastro paftasındaki yola uzak bir yerde işaretlemişlerdir.
Kesinleşen orman kadastro çalışmalarına ilişkin uygulamalarda asıl olan orman kadastro çalışma tutanaklarının uygulanmasıdır. Dosyadaki çalışma tutanaklarına göre 259 ve 260 nolu orman tahdit sınır noktalarının uzman bilirkişiler tarafından tesbit edildikleri belirtilen yerleri kabul etmek mümkün değildir. Zira, çalışma tutanaklarında orman tahdit noktaları kadastro parselleri ve paftada gözüken patika yola göre uzaklık ve yön belirtilmek sureti ile tarif edilmiş ve bunlara göre de 82 ve 73 kadastro parsellerinin doğu yönünde bulunan çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı tartışmasız olup dava dışı 82 ve 73 parsellerin doğu bölümleri de orman kadastro çalışma tutanaklarına göre, kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bundan ayrı olarak; davalı gerçek kişinin asliye hukuk mahkemesinin 1999/65 E.sayılı dosyasında açmış olduğu tescil davasında dava konusu olan yer 29.02.2000 tarihli … bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfli bölümler olarak gösterilmiş, ancak yüzölçümleri belirtilmemiştir. Davacı Hazine tarafından davalı gerçek kişinin asliye hukuk mahkemesinin 1999/65-2000/136 sayılı dosyasında açtığı ve reddedilerek sonuçlanan tescil davasına konu olan taşınmazın Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki yerlerden olduğu iddiası ile açmış olduğu bu davada ise … bilirkişi Özan Saraçoğlu’nun bila tarihli raporunda yine yüzölçümü belirlenmemiştir. Ancak, temyize konu olan bu dosyada asliye hukuk mahkemesinin 1999/65 E.sayılı dosyasında dava konusu olan taşınmazın tamamı davalı olmasına rağmen, mahkemece … bilirkişiden 1999/65 E.sayılı dosyadaki (A) ve (B) harfli yerlerin yüzölçümlerini belirten bir rapor alınmadan bozma ilamından önce dosyaya sunulan … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 08.04.2004 tarihli rapor esas alınarak çekişmeli taşınmazın (A) harfli 808.27 m2’lik taşınmaz olduğu kabul edilerek ve bu bölümün de kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı ve zilyetlikle iktisaba konu olabileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile vasıf belirtilmeden Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiş olması da doğru değildir. O halde; mahkemece, dosya … bilirkişi Ozan Saraçoğlu’na verilerek asliye hukuk mahkemesinin 1999/65 E. sayılı dosyasındaki … Keskin imzalı 29.02.2000 tarihli … bilirkişi raporu dikkate alınıp çekişmeli taşınmazın ((A) ve (B) harleriyle olarak gösterilen bölümlerin) tamamının yüzölçümü belirlenmeli ve taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı da gözönüne alınarak tescil davasının kabulü ile taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacı Hazinenin temyiz dilekçesinin vazgeçme nedeni ile REDDİNE,
2) 2.bentte açıklanan nedenler ile davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/01/2007 günü oybirliği ile karar verildi.