Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/17162 E. 2007/836 K. 25.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17162
KARAR NO : 2007/836
KARAR TARİHİ : 25.01.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 219 parsel sayılı 2890 m2, 218 parsel sayılı 1600 m2 ve 217 parsel sayılı 15.640 m2 yüzölçümündeki davalılar adlarına tapuda kayıtlı olan taşınmazların Halıdere Köyünde 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığını, 1991 yılında … Ulaşlı Köyünde yapılan orman kadastro çalışmasında ise, özel orman olarak sınırlandırıldığını ve 2. kez yapılan kadastro çalışmasının yok hükmünde olup, geçerli olmadığını belirterek tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Ulaşlı Köyünde yapılan orman kadastrosunun 2. kadastro kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Halıdere Köyünde 6 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışma sırasında çekişmeli taşınmaz, Halıdere II Devlet Ormanı içinde bırakılarak sınırlandırılmış ve işlem valilik onayından geçtikten sonra 31.03.1989 tarihinde 6 aylık askı ilanına çıkartılmıştır. Askı ilanı devam etmekte iken, 6 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanı tarafından İzmit Orman İşletme Müdürlüğüne gönderilen 23.06.1989 gün ve 26 KD. 3-1/260 sayılı yazıda “Komisyonun Ulaşlı Beldesinde yaptığı çalışmalar sırasında, bu beldenin 1/5000 ölçekli paftasına daha önce Halıdere Köyünde yapılan orman kadastro haritasının intibakı sonucu, Halıdere Beldesinde yapılan orman kadastro sınırının bir bölümünün Ulaşlı Beldesi mülki sınırları içerisinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Beldesi mülki sınırları içerisindeymiş gibi düşünülüp, Halıdere Beldesi orman kadastro sınırları içerisine alındığının anlaşıldığı, bu nedenle aslında Ulaşlı Beldesi sınırları içerisinde olduğu halde, yanlışlıkla Halıdere Beldesi sınırları içindeymiş gibi orman sınırları içerisine alınan arazi parçasının Halıdere Devlet Ormanı sahasından çıkartılarak alanlar cetvelinin düzeltilmesi” istenmiştir. Halıdere II Devlet Ormanına ait kadastro işleminin 31.03.1989 tarihinde askı ilanına çıkartılmadan önce, bu beldede sınırlaması yapılan genel orman alanının 839.3980 H.m2 olarak, Halıdere II Devlet Ormanı sahasının ise, 631.9345 H.m2 olarak gösterildiği ve askı ilanın da bu miktar üzerinden yapıldığı anlaşılmakta ise de, 6 Numaralı Orman Kadastro Komisyon Başkanlığının 23.06.1989 sayılı yazısı üzerine, İzmit Orman İşletme Müdürlüğünün ne gibi işlem yaptığı, gerçekte alanlar cetveli üzerinde gerekli düzeltmeyi yapıp yapmadığı, alanlar cetveli üzerinde düzeltme yapmışsa, buna bağlı olarak orman kadastro haritasında da aynı şekilde düzeltme yapıp yapmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

Hemen şunu belirtmek gerekir ki; yapılan orman kadastrosunun valilik onayından geçip askı ilanına çıkartılmasından sonra, orman kadastro haritası ya da çalışma tutanaklarında orman kadastro komisyonunun ya da başka bir makamın kendiliğinden herhangi bir düzeltme yapması olanaksızdır ve böyle bir düzeltmenin hiçbir yasal dayanağı olamaz. Askı ilanından sonra orman kadastro haritasında süresinde açılacak davalar sonucu mahkeme kararı ile değişik yapılabilir. Şayet; 6 Nolu Orman Kadastro Komisyon Başkanlığının 23.06.1989 tarihli yazısında belirttiği gibi, aslında Ulaşlı Köyü mülki sınırları içerisinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Köyü mülki hudutlarında olduğu düşünülerek orman kadastrosu sınırları içerisine alınan taşınmazlar hakkında yapılan işlem, Ulaşlı Köyünde ilan edilmemişse, gerçekte Ulaşlı Beldesi mülki sınırları içerisinde bulunan taşınmazlar yönünden orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemez. Ne varki; mahkemece Ulaşlı ve Halıdere Beldelerine ait mülki sınırlara ilişkin kayıt, belgeler ile kadastro haritası bulunduğu yerden getirtilip uygulanmamış ve çekişmeli 217, 218 ve 219 numaralı parsellerin hangi beldenin mülki sınırları içerisinde kaldığı belirlenmemiş, Halıdere Köyünde yapılıp valilik onayına sunulan ve 31.03.1989 tarihinde Halıdere Köyünde askıya çıkartılan orman kadastro işleminin komşu Ulaşlı Köyünde askıya çıkartılıp çıkartılmadığı da araştırılmamıştır. Eğer Halıdere Köyünde yapılan orman kadastro çalışmasının sonuçları Halıdere Köyünde olduğu gibi Ulaşlı Beldesinde de askı ilanına çıkarılmışsa Ulaşlı Köyü mülki sınırları içinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Köyü mülki sınırları içerisinde ölçülen araziler yönünden de orman kadastrosunun kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bundan sonra, Ulaşlı Köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazı orman kadastro sınırları içine alan bir işlem yapılmışsa bu işlem 3402 Sayılı Yasanın 22/2. maddesi gereğince bu taşınmazlar yönünden ikinci orman kadastrosu sayılacağından yok hükmündedir.
O halde;
1) 6 Numaralı Orman Kadastro Komisyon Başkanlığının 23.06.1989 tarih ve 260 sayılı yazısı üzerine İzmit Orman İşletme Müdürlüğünce ne gibi işlem yapıldığı, bu konuda bir tutanak düzenlenip düzenlenmediği, alanlar cetvelinde ve orman kadastro haritası üzerinde bir düzeltme yapılıp yapılmadığı sorularak tüm işlem, harita ve tutanak örnekleri bulunduğu yerden getirtilmeli,
2) Ulaşlı ve Halıdere (köy) Beldelerine ait mülki sınırları gösterir haritalar ile varsa tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğü ve kaymakamlıklardan istenmeli,
3) Ulaşlı ve Halıdere Beldelerinde yapılan arazi kadastrosu sırasında bu iki köy arasında geçirilen çalışma alanı ve birlik sınırlarıyla ilgili harita ve tutanakları tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden istenmeli,
4) Ulaşlı ve Halıdere Köylerinde yapılan orman kadastro sonucunda düzenlenen tutanaklarda yazılı orman kadastro noktaları haritalar üzerine okunacak biçimde işlenerek orman kadastro harita örnekleri Yönetimden istenmeli,
5) Bundan sonra; üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ya da … memuru ve yerel bilirkişiler huzuruyla yapılacak keşifte, Ulaşlı ve Halıdere Beldelerine ait mülki sınırlar belirlenip arazi ve orman kadastro paftaları üzerinde gösterilmeli; bu uygulama sonucu, dava konusu taşınmazın Halıdere mülki sınırları içerisinde kaldığının anlaşılması halinde Yönetimin davası kabul edilmeli; yine, taşınmazın aslında Ulaşlı Beldesi mülki sınırları içerisinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Beldesi sınırları içerisinde olduğu düşünülerek orman kadastrosu yapılmış ve işlem sonuçları Halıdere Köyünde olduğu gibi Ulaşlı Köyünde de ilan edilmişse, yine orman kadastrosu kesinleşmiş olacağından bu halde de Yönetimin davası kabul edilmeli, taşınmaz gerçekten Ulaşlı Beldesi mülki sınırları içerisinde olduğu halde Halıdere Beldesinde yapılan ve çekişmeli parseli orman kadastro sınırları içine alan çalışma

Ulaşlı Beldesinde ilan edilmemişse, bu takdirde Halıdere Köyünde yapılan ve dava konusu parseli orman sınırı içine alan işlem kesinleşmemiş olacağından ve daha sonra Ulaşlı Beldesinde yapılan 29.03.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaz orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış olması nedeniyle, bundan böyle Orman Yönetiminin, çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescili davası açamayacağı, ancak Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altında yer iddiasıyla böyle bir dava açabileceği gözönünde bulundurularak Yönetimin davasının reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/01/2007 günü oybirliği ile karar verildi.