YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17165
KARAR NO : 2007/2204
KARAR TARİHİ : 22.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi, Hazine, davacılar … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 16.10.1986 tarihinde; Mart 1324 tarih 10 sıra nolu sicilden gelen tapu kaydı yüzölçümünün 18.380 m2 olduğu halde, tapunun 10.258 m2 yüzölçümlü bölümünün kadastro çalışmaları sırasında … Mahallesi Karaçalılık mevkiinde bulunan 201 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara uygulandığı, eksikliğin 201 ada 2 ve 3 parsellerin doğusundaki orman sahası olduğu gerekçesi ile kadastro dışı bırakılan yerde kaldığı, bu yerlerin müvekkilleri adına tapuya tescili istemiyle Orman Yönetimini taraf göstererek Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açmıştır. Mahkemece Hazinenin davaya katılımı sağlanarak açılan davanın kabulüne … bilirkişi raporunda A ile işaretlenen 4.445 m2 yüzölçümlü taşınmazın 201 ada 2 parsele ilave edilerek … adına, B ile işaretlenen 3.667 m2 yüzölçümlü kesimin 201 ada 3 parsele ilave edilerek payları oranında … oğlu …, … oğlu … ve … oğlu … adlarına tapuya tesciline ilişkin kararın davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine hüküm bozulmuştur. Hükmüne uyulan 20. Hukuk Dairesinin 29.06.2004 gün 2004/2478-6879 sayılı bozma ilamında “Davanın devamı sırasında 1992 yılında orman kadastrosu yapıldığından uyuşmazlığın orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevi kadastro mahkemelerine ait olduğu, tescil istemine ilişkin davanın ayrılarak orman kadastrosuna itiraz davası hakkında görevsizlik kararı verilmesi, tescil davasında, orman kadastrosuna itiraz davasının sonucunun beklenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak orman kadastrosuna itiraz davası ayrılmış ve görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne; … bilirkişi raporunda A ve B ile işaretlenen bölümlerin ilavesi olarak belirlenen ve C ile işaretlenen bölümün davacılar adlarına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 18.03.1993 tarihinde ilan edilen ancak kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyleki, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazların … bilirkişi tarafından düzenlenmiş koordinatlı krokisi ile memleket haritasının ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların orijinal renkleri ve işaretleri içeren memleket haritasındaki konumları saptanmamıştır. … bilirkişi tarafından da çekişmeli taşınmazların koordinatlı krokileri düzenlenmemiştir. Bu durumda karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Bundan ayrı temyize konu dava, orman kadastrosuna itiraz davası olup Kadastro Mahkemelerinin bu tür davalardaki görev ve yetkisi; yöntemine uygun şekilde çekişme konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını tespit …, orman kadastro sınırını doğru olarak belirlemektir. Orman kadastrosuna itiraz davalarında kadastro mahkemelerinin tescile ve tapu iptaline karar verme yetkisi yoktur. Somut uyuşmazlıkta çekişmeli taşınmazlar … Mahallesinde 1978 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında orman olduğundan söz edilerek tescil dışı bırakıldığından kadastro mahkemesi yenilik doğurucu nitelikte tescil kararı veremez. Kaldı ki, çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan tescil davası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/754 esas sayılı dosyasında derdest olduğundan orman kadastrosuna itiraz davası 08.12.2004 tarihli oturumda Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/754 esas sayılı dosyasından ayrılmıştır. Mahkemece bu durum göz ardı edilerek tescile yönelik hüküm kurulmuştur. Diğer taraftan dava konusu taşınmazın neresi olduğu, yüzölçümü ve adlarına tescil kararı verilen kişilerin ad ve soyadları ile pay oranları belirtilmeksizin hüküm kurulmuş olduğundan bu haliyle hüküm, anlaşılmaz ve infaza elverişsiz niteliktedir. Ayrıca kabule göre de çekişmeli taşınmazlar … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 15.06.2006 tarihli krokili raporda A ve B ile işaretlenen sırasıyla 4445 m2 – 3.677 m2 yüzölçümündeki yerler olduğu halde mahkemece aynı tarihli krokili raporda C ile işaretlenen bölüm hakkında da hüküm kurulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesindeki tapuya tescil dosyasında Dairemizin 29.06.2004 gün 2004/2478-6879 sayılı bozmasından önce … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 16.09.2003 tarihli krokili raporda A ve B ile işaretlenen sırasıyla 4445 m2 – 3.677 m2 yüzölçümündeki yerler hakkında davanın kabulüne karar verildiği, davacı kişilerce temyiz edilmediği böylelikle dava konusu taşınmazların A ve B ile işaretlenen yerler olduğunun kesinleştiği ve davalılar Hazine ile Orman Yönetimi yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu halde mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek C ile işaretlenen taşınmaz hakkında da hüküm kurulması doğru değildir.
O halde mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığına göre, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği çekişmeli taşınmazların harita mühendisi tarafından hazırlanan koordinatlı krokisinin ölçeğine, yine koordinatlı krokinin ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) orman bilirkişileri ve mahkeme hakimi tarafından ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak ve yenilik doğurucu nitelikte tescile yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin, Hazinenin, … ile arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara iadesine 22.02.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.