Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/17441 E. 2007/2361 K. 27.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17441
KARAR NO : 2007/2361
KARAR TARİHİ : 27.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda, davacı ve katılan gerçek kişilerin davasının reddi yolunda kurulan 06.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … Park vekili ile katılanlar … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.02.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili gelmedi, … ve arkadaşları vekili Av…. …, … ile karşı taraftan Hazine vekili Av…. geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 1290, 1291, 1292, 1293, 1294, 1285 ve 1196 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla … …, … …, … …, … …, … …, … Nalcı, … … adlarına tespit edilmiş, Hazinenin de katılan sıfatıyla yer aldığı, dava sonunda Kadastro Mahkemesinin kesinleşen kararları uyarınca Hazine adına tescillerine karar verilmiş, davacı hak düşürücü süre içerisinde K.Sani 297 tarih 33 numaralı tapu kaydı, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmış, mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline ilişkin 19.07.2000 günlü hükmün Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2001 gün ve 2001/521-643 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: “Yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, bu nedenle yaşlı yerel bilirkişiler marifetiyle ve … memuru huzuruyla yeniden yapılacak keşifte tapu kaydının uygulanması, bilirkişi beyanlarının gerçeğe uygun olup olmadığının kontrolü için komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılması, … memurundan keşfi izlemeye yeterli rapor ve kroki alınması, kayıt maliki ile davacı arasındaki ırsi ve akdi bağlantının araştırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozmadan sonra …, … …, …, …, …, …, …, … ve … çekişmeli parsellerin bazı bölümlerini davacı …’den haricen satın aldıklarını ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda davacı ve katılan gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili ile katılan gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
-2-
2006/17441 – 2007/2361

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazların 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğu, … idaresinin tapuya dayanarak 1942 tahdidine yaptığı itirazın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının 19.12.1947 tarih 208 sayılı hakem sıfatıyla verdiği kararı ile iptal edilmişse de, sözü edilen iptal kararının sadece vakfın tapuda kayıtlı taşınmazlara ilişkin olup, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden tahdidin kesinleştiği ve geçerliliğini sürdürdüğü, 1952 yılında yapılan makiye ayırma işleminde makiye konu edilmedikleri, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca 1942 orman kadastrosunun Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih ve 208 sayılı karar ile iptal edildiği ve taşınmazların makiye ayrılan yerlerden olduğu tartışılarak yeniden yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, sonra yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında durumun değişmediği belirlendiği, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin ikinci orman kadastro niteliğinde olup, yok hükmünde bulunduğu, taşınmazların 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu, dayanak tapu kaydının Korkuteli İlçesine ait olup, taşınmazların bulunduğu … Köyü ile bir ilgisinin bulunmadığı, kaldı ki; aksi düşünülse bile kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kayıp edeceği, dava konusu taşınmazların Hazine adına tescillerine ilişkin Kadastro Mahkemesinin kesinleşen kararlarında dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gibi kişiler yararına zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığının belirlendiğine, taşınmazların orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre, davacı ve katılan gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-YTL. vekalet ücretinin temyiz eden davacı ve katılan gerçek kişilerden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine 27/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.