Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/17466 E. 2007/1720 K. 15.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17466
KARAR NO : 2007/1720
KARAR TARİHİ : 15.02.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 134 ada 6 ve 14, 135 ada 12, 106 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, taşınmazlarda kendisinin de hissedar olduğu iddiasıyla, Orman Yönetimi ise, 134 ada 6 ve 135 ada 12 parsellerin orman olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulüne, gerçek kişinin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu 134 ada 6 parselin A(221 m2) bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, B(635 m2) bölümünün 1/2’şer pay oranıyla davacı ve davalı gerçek kişiler adlarına, 135 ada 12 parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 134 ada 14, 106 ada 4 parsellerin 1/2’şer pay oranıyla davacı ve davalı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Taşınmazlardan 134 ada 6 sayılı parselin kısmen orman olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) 135 ada 12 parselin 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi anlamında tamamının orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. 26.01.2006 tarihli … bilirkişi raporunda 12 parselin (B) bölümünün açık alanda (8102.09 m2), (A) bölümünün orman alanında (5668.64 m2) gösterilmesi, orman bilirkişi raporunda ise, 8102.09 m2 bölümün orman alanında (A işaretli) 5668.64 m2 bölümün açık alanda (B bölümü) gösterilmesi nedeniyle raporlar arasında oluşan çelişkinin mahkemece giderilmemesi bir yana, orman bilirkişi raporuna ekli memleket haritası incelendiğinde gerekçede yazılı olduğu gibi, 12 parselin üç tarafının ormanla çevrili olmadığı, kuzeyde 11 parselin tespitinin kişi adına kesinleştiği ve daha kuzeye doğru beyaz renkli açık alanların devam ettiği anlaşılmaktadır. Güneyde 13 parselin tutanağı getirtilmemiştir. Bu nedenle; mahkemece, 135 ada 13 ve hatta 14, 15 ve 16 parsellerin tespit tutanakları, kesinleşmişse tapu kayıtları, davalı iseler dava dosyaları getirtilerek orman olup olmadıklarına bakılmalı, ondan sonra 12 parselin 17/2. maddesine göre ormaniçi açıklık olup olmadığı konusu değerlendirilmelidir.
3) Davalının paya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davacının dayandığı tapunun 12 nolu taşınmaza uyduğu; ancak, tapulu yerin haricen satılamayacağı, paylaşım yapılmadığı, davalının zilyetliğinin sonuç doğurmayacağı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının dayandığı tapu kaydının
uygulanması yetersizse de dayanılan kaydın 1/2 payının davacı …, 1/2 payının da davalının gayrımeşru eşi …’in babası … adına kayıtlı olduğu, dayanılan (Ekim 1971 tarih 23, 24 nolu tapu kaydı), Şubat 1972 tarihli tapunun ise, tamamının … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mirasçıların miras paylarının birbirlerine devri mümkün olduğu gibi, 3402 Sayılı Yasanın 13/B-b maddesi gereğince “zilyet taşınmaz malı kayıt maliki veya mirasçılarından tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge veya bilirkişi tanık sözleri ile ispat ettiği ve ayrıca; en az 10 yıl müddetle çekişmesiz aralıksız ve … sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına tespit olunabilir” çekişmeli parsellerin tespit tutanağı edinme sütununda taşınmazların öncesinin davalının gayri resmi eşi …’in evlatları … ve Mülayım’a ceddinden intikal ve paylaşım sonucu intikal ettiği ve onlar tarafından 2003 yılında davalıya satıldığı belirtilerek … adına tespit edildiği anlaşılmıştır. 12.11.2005 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi taşınmazın öncesinin 1966 yılında ölen … …’a ait iken paylaşım sonucu oğulları davacı … ile davalının gayri resmi eşinin babası …’a kaldığını, …’in payını …’a satarak İzmit’e yerleştiğini, 40 yıldır orada oturduğunu bildirmişlerdir. Tapu kaydının taşınmaza uyması halinde davacı … tapuda müşterek mülk olarak kayıtlı payını haricen tespit tarihinden 10 yıl önce kardeşi …’a satmış olması halinde artık bu tapuya 3402 Sayılı Yasanın 13/B-b hükmü karşısında değer verilemez. Şayet tapu kayıtları uymazsa bir mirasçının diğer miraçıya pay devrettiği bilirkişi-tanık beyanları ile kanıtlanabilirse bu takdirde yine tapusuz taşınmazın haricen devrine, tespit gününden önce olmak koşuluyla değer verilmesi gerekir.
O halde, davacının tutunduğu Ekim 1971 tarih 23-24 numaralı tapu kayıtlarının iktisap sebepleri ve yine Şubat 1972 tarih 19 nolu tapunun iktisap sebebi gözönünde bulundurularak çekişmeli parsellere komşu olan parsel tutanakları ve dayanakları getirtildikten sonra tapu kayıtları yerine uygulanmalı, uyup uymadıkları belirlenmeli, uymaması halinde taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimler tarafından ne zamandan beri nasıl zilyet edildiği, davacının taşınmazlardaki tapulu ya da tapusuz payını haricen kardeşi …’a satıp satmadığı, satmışsa hangi tarihte sattığı yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği zilyet tanıklarından ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı sorulmalı, tapulu taşınmazların tespitten 10 yıl evvel … tarafından haricen satılması halinde bu satışa değer verilmesi gerektiği düşünülmeli, kayıtların uymaması halinde yine harici pay satışının gerçekleştiğinin aynı yasanın 15. maddesi hükmüne göre kanıtlandığı takdirde hiçbir süreye bağlı olmadan satışa değer verileceği düşünülmeli; tüm delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) 1 nolu bentte yazılı sebeplerle 134 ada 6/A parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2) 2-3 nolu bentte yazılı sebeplerle 134 ada 6/B, 14 ve 106 ada 4, 135 ada 12 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15.02.2007 günü oybirliği ile karar verildi.